|

Çözüm yeni Anayasa değil, Kurucu Meclis’tir!

TBİP, işçilerden, yoksul köylülerden, gençlerden, kadınlardan ve tüm ezilenlerden farklı çıkarlara sahip olmadığını ilan eden bir parti olarak, Anayasa değişiklik paketine karşı referandumda ezilenlerin en geniş HAYIR cephesinin örülmesi gerektiğini savunuyor. Gazetemizin bu sayısı; oylanacak Anayasaya neden “hayır” dediğimizi, ama daha önemlisi işçi sınıfının ve ezilenlerin neden topyekûn “hayır” demesi gerektiğini anlatıyor.

Peki, bu Anayasa değilse, çözüm ne? Yeni bir Anayasa mı gerekli?

Mevcut sınıf düşmanı ve anti-demokratik Anayasanın lehimize değişmesi gerektiği konusunda en ufak bir tereddü-dümüz yok. Ancak, bu ne AKP’nin şu an yaptığı gibi demokratik bazı maddelerle makyajlanmış bir Anayasayla ne de AKP’nin hazırladığından daha demokratik olacağı iddia edilen, “toplumsal mutabakat”la yazılacak yeni bir Anayasa ile mümkün. AKP Anayasasının neden sınıf düşmanı ve anti-demokratik olduğunu diğer yazılarımızda okuyacaksınız, o nedenle tekrar etmeye gerek yok. “Toplumsal mutabakat” ile yazılacak Anayasanın demokratikliğine gelirsek; bu iddia sahipleri, en hafif ifadeyle bir “gündüz düşü” görüyorlar.
Toplumun tüm kesimlerinin üzerinde anlaşacağı bir Anayasa oluşturulması mümkün mü bir bakalım: En son TEKEL’de ne kadar işçi düşmanı olduklarını gösterenlerle, emeklilerin üç kuruşluk maaşına göz dikenlerle, tersanelerde ve kot kumlama atölyelerinde işçileri ölüme mahkum edenlerle,
tarım ve hayvancılığı yok edip köylüleri banka kredilerine avuç açmak zorunda bırakanlarla, her dört gençten birini işsiz bırakan ekonomi politikalarının savunucuları ve yürütücüleriyle, İnegöl’de ve Dörtyol’da kardeş halkları birbirine kurşun sıkar duruma düşürenlerle, kadınlara “üç çocuk doğurmayı” ve işsizliği artırdıkları gerekçesiyle “evde oturmayı” salık verenlerle; emekçilerin, işçilerin, işsizlerin, gençlerin, kadınların, yoksul köylülerin, emeklilerin, ezilenlerin ve tüm bu kesimlerin örgütlerinin mutabakat sağlaması mümkün mü? Bizim yanıtımız : HAYIR!

Usanmadan tekrar ediyoruz: “Çözüm: Kurucu Meclis!”

Ne AKP Anayasası ne yeni “demokratik” Anayasa tartışmaları… Bu iki seçeneğin de emekçilerin ve tüm ezilenlerin lehi-ne olmadığı çok açık. Demokrasi, söz ve karar hakkını halka vermek demektir.
Ülkenin bileşenlerini meydana getiren bütün güçlerin özgür katılımıyla nispi temsil ve genel oy usulüyle seçilecek ve bütün yetkileri elinde toplayacak bir Kurucu Meclis seçimi önümüzdeki tek çözümdür. Bu Kurucu Meclis, 1982 Anayasasını değiştireceği gibi, barış ve kardeşliğin tesisi için ülkemizin NATO’dan ve AB’den bağımsızlaşmasına karar verecektir. Egemen bir Kurucu Meclis, Türkiye’yi meydana getiren halkların özgür kardeşliği üzerinde temellenecek, Türkle-ri, Kürtleri ve diğer halkları temsil edecektir. Dolayısıyla, oluşturacağı Anayasada da tüm halkları eşitleyecek ve haklarını güvence altına alacaktır.
Bu kurucu Meclis, Washington ve Brüksel’e değil, kendisine karşı sorumlu bir hükümet seçecektir. Bu hükümetse, sırasıyla; eksiksiz bir demokrasi yerleştirecek, laikliği savunacak, bütün işçi ve emekçi haklarını tesis edecek, emperya-lizmden bağımsızlaşmayı sağlamak için acil tedbirler alacak, stratejik işletmeleri yeniden millileştirecek, özelleştirmeleri durduracak, sosyal güvenlik sistemini güçlendirecektir.

Yoruma kapalı