|

Özelleştirmede son kale elektrik, sendikalarımızın da son kalesi olabilir

Hükümet, 52 hidroelektrik santralini satmak için harekete geçti.
52 santralin 19 grup halinde devredildiği satış sermayenin iştahını oldukça kabartmış durumda. Açılan 16 ihalede alınan 613 teklifle tüm özelleştirme ihaleleri arasında bir rekor kırılmış durumda. Uluslararası sermaye grupları da yoğun ilgi gösterenler arasında: Avusturyalı Verbund, Çek Cumhuriyeti’nden CEZ, Alman EnBW hâlihazırda Türkiye enerji sektöründe, yenilerinin de girmesi bekleniyor. Hidroelektrik santrallere ek olarak termik santrallerin de özelleştirilmesi planlanıyor.
Elektrik özelleştirmesi son birkaç yılda oldukça yavaşlamıştı. Özel şirketlerin elektrik üretimindeki payı Ecevit hükümetinin son dönemi ile AKP hükümetinin ilk yıllarında yüzde 20’lerden yüzde 40’lara çıkmış ama 2003’ten beri bu seviyede kalmıştı. Enerji dağıtımında ise bu oran yüzde 3 gibi düşük bir seviyede. Hükümetin hamlesi bu ataleti aşmaya ve elektrikteki son parsayı da yağmalamaya yönelik.
Bu özelleştirme de Et Balık Kurumu’ndan tutun, TEKEL’e ve hortumlanan bankalara kadar diğer özelleştirmeler gibi işletmelerin yıkımına, güvencesiz ve örgütsüz çalışmaya yol açacak. Ek olarak getirilmek istenen yeni düzen sektörü iyice kuralsızlaştırarak spekülasyona ve vurgunlara açık hale getirecek. Bu düzende enerji alım kararı her saat yapılacak ihalelerle alınacak, bu kadar ihaleyi kontrol etmek ve şeffaflığı sağlamak ise imkânsız olacak. 2006 yılında Batı Anadolu’da yaşanan elektrik kesintilerini ve 2000-2001’de normal fiyatın 20 katına elektrik satıldığı Kaliforniya krizini hatırlayalım.
Türk-İş’in en büyük sendikalarından Tes-İş 2008 yılında hem dağıtım hem de üretimdeki özelleştirme planlarına karşı hukuki mücadeleler yürüttüğü gibi eylemler de organize etmiş, hükümetin yol açacağı yıkımı ortaya koymuştu. Maalesef konunun aciliyet kazandığı bugünlerde bu konuyla ilgili faaliyet göstermiyor, tabanın basıncı karşısında yaşanan grizu facialarıyla ilgili açıklama yapmakla yetiniyor. Enerji işçisi başta olmak üzere tüm örgütlü işçi sınıfı farkında olmalı ki bu özelleştirmelerin getireceği örgütsüzleştirme, taşeronlaştırma ve sanayisizleştirme Türk-İş’in sonunu getirecek ciddiyettedir. Sorumsuz Kumlu yönetimi yine bildiğini okursa kendi sonunu da hazırlayacaktır.

Yoruma kapalı