|

1 Mayıs Değerlendirmesi

Sınıflar mücadelesinin dünya çapında çok sertleştiği, savaş, devrim ve karşı-devrimin atbaşı yürüdüğü bir dönemde, Afrika’nın ardından Avrupa işçi sınıfı da artık ayakta. Yunanistan işçi sınıfını Portekizli ve İspanyalı kardeşleri kitleler halinde izliyorlar. Bu dönemde 1 Mayıs bütün Türkiye’de coşkulu ve kitlesel kutlandı. Savaş ve sınıfa dönük saldırılar yanında işçi örgütleri içinde devam eden sınıf mücadelesinde AKP emrindeki sendikacılar bu süreci engellemek için ellerinden geleni yaptılar ama başaramadılar. Türk-İş bürokrasisi de Hak-İş de bölme operasyonlarında başta İstanbul ve İzmir olmak üzere yenildiler, bu baskıyla Ankara ve Bursa’da güç gösterisine kalktılar ama ters tepti.

Hükümetin sendikalara yönelik operasyonu 1 Mayıs’ın etkisiyle kamu çalışanları grevinde kendini gösterdi ve hükümetin uydusu Memur-Sen bile greve destek açıklaması yapmak zorunda kaldı. Bu birleşiklik de son yılların en etkili ve kitlesel grevini ortaya çıkardı.

Partimiz 1 Mayıs eylemlerinde çeşitli grupların birbiriyle yarış halinde gösteriye dönüştürmesinin tümüyle dışında kaldı. Savaş karşıtı 1 Mayıs bildirileriyle işçileri ve tüm ezilenleri sendikalarıyla örgütlü olarak eyleme katılmaya çağırdı. Sendikalı arkadaşlarımız örgütleriyle katıldıkları için her yıl olduğu gibi bu yıl da parti olarak 1 Mayıs’ta simgesel bir kortejle ve savaş karşıtı döviz ve pankartla katıldık.

Kitlelerin AKP hükümetinin saldırılarına ve savaş politikalarına tepkisi 1 Mayıs’a katılımın yüksek olmasının ana nedenidir. Tertip komitesi ve katılan örgütlerin ortak talepleri öne çıkaramaması ise en önemli eksiklik oldu. İşçi sınıfının çoğunluğunun örgütsüz ve güvencesiz kölelik koşullarında çalışması ortak mücadelenin ve taleplerin merkezinde olması gerekiyordu ama birçok sözün arasında kaybolan bir cümle oldu bu da, tıpkı savaş karşıtlığı gibi.

Türk-İş’i, sendika patronu AKP’li Kumlu ve tayfasına bırakmamak ve onların kovulması, taleplerin en başında yer almalıydı. Bu koşullar altında Türk-İş’in bölünüp hükümete terk edilmesine sevinenler ise işçi sınıfı mücadelesinde AKP politikalarının yanına düştüklerini görmeliler.

Türk-İş içindeki sendikal muhalefet çok doğru bir biçimde hem 1 Mayıs’ın kitlesel ve birleşik kutlanmasına katıldı hem de Türk-İş’i terk etmeme mücadelesini sürdürüyor. Bizler de sonuna kadar bütün gücümüzle bu mücadelede olacağız.

Yaşasın birlik, mücadele ve dayanışma!

İşçi Kardeşliği Partisi Merkez Yürütme Kurulu

Yoruma kapalı