|

4-C mağdurlarından hükümete protesto

Değerli basın mensuplarına;
Bizler küreselleşme rüzgârlarının savurduğu, rotası belli olmayan gemi misali, 657 DMK’nun 03/052004 tarih ve 2004/7898 sayılı, Resmi Gazete’de yayımlanan Özelleştirme Uygulamaları sonucunda işsiz kalan ve bilahare işsiz kalacak olan işçilerin, Geçici Sözleşmeli Personel statüsünde istihdam edilmelerine ilişkin esaslar dâhilinde;
Valilik, Milli Eğitim Bakanlığı, Tapu Kadastro, Köy Hizmetleri, Adalet Bakanlığı ve Sağlık Bakanlıklarında, çeşitli hizmetlerde çalışan yaklaşık 11.000 kişiyiz. Bizler bugüne kadar hükümetten çalışma koşullarımızın düzeltilmesi konusunda bir adım atmasını bekledik. Açıkçası 215.000 kişiye kadro verilirken, bizlerin bunun dışında tutulmamız, arkadaşlarımız arasında hayal-i sükût yarattı. Bizler hükümetten yapılamayacak, uçuk taleplerde bulunmuyoruz. İnsan onur ve haysiyetine yakışacak, aynı işleri yapanlar arasında ayırımcılığı kaldıracak, eşitlikler getirmesini talep ediyorken; onlar tam aksi davranış gösterip, 21. yüzyılda 10. yüzyıl köleliğini andıran bu ucube 4-C’nin kapsamını geliştiriyorlar. 2007 itibari ile kadro 21.913’e çıkarılıyor. Bu kanun kapsamına Kuran öğreticilerini, imamları, bilgisayar ve İngilizce öğretmenlerini alıyorlar. İnsanların çaresizliklerinden faydalanmanın kurnazlığı içine giriyorlar.
Bizler ne istiyoruz?
1. Tazminat hakkımız gasp edilmesin.
2. 400 YTL olan maaşlarımızda iyileştirme yapılsın.
3. İki ay ücretsiz izin kaldırılsın. (Yılda 10 ay çalışıyoruz.)
4. Eşimiz ve çocuklarımız için aile yardımı ödensin.
5. 2006 Ocak ayından itibaren Çalışma arkadaşlarımıza verilen 40+40 iyileştirme ücretleri geriye dönük olarak ödensin.
6. “İşçi değilsin işçi sendikalarına, memur değilsin memur sendikalarına üye olamazsın” diye başlayan akıllara ziyan bu ifade kaldırılsın. Bizler memur ya da işçi değilsek neyiz?
7. Yıllık izin hakkımız verilsin.
Bizlerin bugüne kadar, bazı Bakanlarımız ile görüşmelerimiz oldu. Aldığımız cevaplar: Sizleri mağdur etmedik, tazminatlarınızı ödedik (sanki babalarının parasını verdiler), işinize gelirse çalışın, gelmezse güle güle. Ama kazın ayağı öyle değil, sizler Sümerbank’ı, Telekom’u, Tekel’i, Tüpraş’ı, Et Balık Kurumu’nu, S.E.K’i kapatacaksınız, buralarda yaklaşık 15–20 sene çalışan 40–45 yaşlarında insanları, günün piyasa şartlarına göre yetiştirilmiş genç, kalifiyeli ve eğitimli insanların dahi iş bulamadığı kurtlar sofrasına çevirdiğiniz bir ülkede, o insanları kurtların içine salacaksınız. Bu insanlar buralarda çalışmaya mahkûmlar diye siz de tüccar zihniyeti ile avını bekleyen kurt gibi, ya da yolunacak kaz gibi davranamazsınız.
“Haklarını savunmaktan âciz olanlar, sadece haklarını kaybetmekle kalmayıp, şeref ve haysiyetlerini de kaybederler.”
Özelleştirme Mağdurları

Yoruma kapalı