|

AKP ANAYASASINA HAYIR!

Ülkeyi bir orman yangınına çevirme eğilimi gösteren Kürt meselesinin çözümüne hiçbir katkı sunmadığı gibi “açılım” adı altında önce seçilmiş yerel yöneticileri tutuklayan, ardından taş atan çocukları cezaevine gönderen ve şimdi de ne idüğü belirsiz bir “profesyonel” ordu kurmaya yönelen Tayyip Erdoğan’ın AKP hükümeti’nin referanduma sunduğu Anayasa değişiklikleri paketine “HAYIR” demek işçi sınıfının sınıf mücadelesinin ayrılmaz bir parçasıdır. AKP hükümetinin Avrupa Birlikçi Anayasa değişikliği paketi uluslararası sermayeyle onun işbirlikçilerinin Türkiye işçi sınıfına ve halkına reva gördükleri bir sınıf saldırısının ilk adımlarıdır.
İşçi sınıfının en basit grev hakkını bile 12 Eylül Anayasasının ruhuna sadık kalarak engellemeye çalışan, memurların ve kamu çalışanların grev hakkını, “alın size toplu sözleşme hakkı tanıyorum” diyerek onlarla alay eden, 12 Eylül Anayasasında bile istemeyerek de olsa hâlâ varlığını koruyan bir takım sosyal hakların kökünün kazınmasına çabalayan AKP hükümetinin Anayasa değişikliği paketine destek çıkmak “barikatın öbür tarafında yer almak” anlamına gelir.
Öte yandan sosyal haklar, kolektif haklar ve kişisel hakların bir bütün olduğunu ve parçalanamayacağını ileri süren TBİP sosyal kazanımlar için mücadele etmenin insan hakları için mücadele etmekten ayrılama-yacağı görüşündedir.
Tek çözüm: Washington ve Brüksel’den yönetilmeyecek, Kürt-Türk eşitliğini sağlayacak egemen bir KURUCU MECLİS için demokratik bir seçimdir.
Bunun için herşeyden önce mevcut seçim sisteminin ve partiler yasasının değiştirilmesi gerekir.
TBİP, bütün partilerin genel bir seçimde aldıkları oy oranında bu kurucu mecliste temsil edilebilmeleri için yüzde 10 barajının kaldırılmasının yanı sıra, kurulu bütün partilerin istedikleri takdirde seçimlere ka-tılabilme hakkına sahip olmalarını, bütün partilere eşit propaganda hakkı verilmesini, yüz kızartıcı suçtan hüküm giymemiş bütün hükümlülerle tutukluların seçimde aday olabilmelerini ve seçildikleri takdirde ku-rucu meclise girmelerini savunur.
TBİP tam ve eksiksiz bir demokrasinin hayata geçirilmesi yolunda bir kurucu meclis hareketinin başla-tılabilmesi için öncelikli olarak 12 Eylülcü AKP Anayasa değişiklik paketine HAYIR denmesini zorunlu görür. Meseleye sınıf çıkarları açısından baktığımızda -ki başka türlü bakma şansına sahip değiliz- EVET ile HAYIR tercihlerini barikatın iki yanı olarak tanımlıyoruz. Bu noktada hangi milliyetçi burjuva parti-sinin gelecek yıl yapılacak seçim kaygısıyla ne tür oy vereceği bizi zerre kadar ilgilendirmez. 2005 yılında Fransa’da yapılan referandumda, işçi sınıfı ve sosyalistler kendilerine dayatılan serbest piyasacı Avrupa Anayasasına karşı çıkma konusunda, “Hayır dersek Le Pen’le aynı çizgiye düşeriz” kaygısına hiçbir şekilde kapılmadan oy kullandılar ve HAYIR’ı kazandılar. Bu çatışmada tarafsız kalmak sınıf mücadelesinde taraf-sız kalmaktır. Çünkü eğer AKP bu referandumdan zaferle çıkarsa, emin olunuz, bizi seçimlerden sonra 12 Eylül Anayasasına bile rahmet okutacak AB normlarında gerici bir piyasacı Anayasa bekliyor olacaktır. Üstelik seçimleri AKP’nin kaybetmesi durumunda bile yeni iktidar (hangisi olursa olsun) referandumda kullandığı oya bakmaksızın açılan bu yoldan yürüyerek uluslararası sermayeye hizmet kervanına katıla-caktır.

Yoruma kapalı