|

AKP’nin Çaykur’daki Sendikal Örgütlülüğe Saldırısı Geri Püskürtüldü

Doğu Karadeniz bölgesindeki Çaykur’a ait çay fabrikalarında çalışan işçiler, az sayıda sürekli çalışan işçi dışında mevsimlik işçi statüsünde genelde yılda 4 ay çalışmaktadırlar. Yaklaşık 14 bin 277 işçi Türk-İş’e bağlı Tek Gıda-İş Sendikası’nda örgütlü idi. Sekiz ay önce Öz Gıda-İş Sendikası, bu işçiler içinde örgütlenmeye başladı ve uzun süren bir savaş (?!) başlatıldı.

Hükümet ve AKP Bunu Hep Yapıyor

Öz Gıda-İş Sendikası’nın bu girişimi, tıpkı orman ve belediye işkolunda Hak-İş’e bağlı sendikaların yaptığı gibi hükümet, ilgili kurumların yöneticileri ve AKP’nin merkezi ve yerel örgütlerinin desteği ile yürütüldü. Fabrikalarda çalışanların verdikleri bilgilere göre, Çaykur genel müdürü ve fabrika müdürleri her türlü ilişki, ikna, baskı, sürgün yöntemiyle işçileri Tek Gıdaİş’ten istifa ettirip Öz Gıda-İş’e üye olmaya zorladılar. Tek Gıda-İş’in verdiği bilgilere göre 29 Ağustos 2008 tarihine kadar 14 bin 277 işçiden 5 bin 915’i sendikadan istifa etmiştir. Fakat daha sonra bu işçilerden 2 bin 375’i üye oldukları Öz Gıda-İş’ten istifa ederek tekrar Tek-Gıda-İş’e üye olmuşlardır. Bu durumda yetki başvurusu için Öz Gıda-İş gerekli olan 7 bin 139 sayısına çok uzak kalmış durumdadır.

Çaykur’un Özelleştirilmesinin Önü mü Açılmak İsteniyor?

Çaykur, 2006 yılında özelleştirme kapsamına alınmış durumdadır. Sendikal baskılara karşı Rize’de 9 gün süreyle oturma eylemi yapan Tek Gıda- İş Genel Başkanı Mustafa Türkel, yaptığı basın açıklamasında 2009 yılında Çaykur’da özelleştirme çalışmalarının başlatılacağını ve hükümetin yaptığı sendikal saldırının da bu nedenle olduğunu açıkladı.
Türkel’in basın açıklamasına Petrolİş, Kristal-İş, Basın-İş, Tümtis ve Deriİş genel başkanları da destek verdiler.

Çaykur’daki Sendikal Örgütlülüğün Önemi

Doğu Karadeniz’deki en önemli işçi örgütlülüğü olan Çaykur işçilerinin örgütlülüğü, bu saldırılarla bitirilmek istenmektedir. Şuanda bölgedeki hiçbir özel sektöre ait çay fabrikasında sendikal örgütlülük yoktur. Belediye işkolundaki örgütlülükler bir kenara bırakılırsa bölgede diğer işkollarında da önemli bir sendikal örgütlülük bulunmamaktadır. Hâlbuki Çaykur işçilerinin örgütlülüğü, doğru politikalar yürütülürse çay üreticilerinin örgütlülüğünü geliştirebilir; bu süreç de bölgedeki toplumsal muhalefeti güçlendirebilir.

Tek-Gıda-İş’in Hatası Yok mu?

Birçok Çaykur çalışanı bu son gelişmelerde Tek Gıda-İş yerel yöneticilerinin eksikliklerinin önemli bir etken olduğunu söylemektedir. Sendikal demokrasi, katılımcılık eksikliği ve çeşitli kayırmacılık politikaları Öz Gıda-İş’in önünün açılmasında bir etken olmuştur. Bölgedeki beklenti, bu son gelişmelerden sonra Tek Gıda-İş Sendikası’nın daha katılımcı ve mücadeleci bir yöne doğru gelişme göstermesidir.

Yoruma kapalı