|

AKP’ye Oy Verme!

Önümüzdeki seçimlerde AKP’ye oy vermeyi düşünen

işçi kardeşler, emekçiler, emekliler,

kadınlar ve gençler,

Kürtler, Türkler,

 

Tayyip Erdoğan televizyonlardan, gazetelerden günün her saati konuşabiliyor. Bir de bizi biraz dinleyin, işin başka tarafını söylemek istiyoruz. AKP seçim kampanyasında “Onlar konuşur, AK Parti yapar” diyor, bakalım neler yaptı:

Suriye’de savaş: AKP iktidarının ilk icraatlarından bir diğeri 1 Mart tezkeresini Meclis’e getirmekti. Neyse ki bu tezkere kabul edilmedi de komşumuz Irak halkının kanına girmekten kurtulduk. 2011’den beri AKP iktidarı Suriye’ye karşı sistemli bir savaş politikası sürdürüyor. Ülkeye silahlı grupların girişini kolaylaştırıyor, sevki ve yönetiminde rol alıyor, onlara TIR’larla silahlar gönderiyor. Bu politikanın sonucunda yaşanan Reyhanlı patlamasında 52 insan hayatını kaybetti, Adana’da 2 kilo sarin gazı yakalanmasaydı nasıl bir felaket olacağını tahmin etmek dahi istemiyoruz. Tüm bunların üstüne Suriye’den kaçan insanları sokakta yaşamaya mahkûm ediyor. Suriye’nin harap olmasının vebali AKP’nin üstündedir. Şimdi de Suudi Arabistan’la beraber Suriye’ye girme planları basında sayfa sayfa dolaşıyor.

Ortadoğu’da savaş: AKP’nin savaş politikası Suriye’yle sınırlı kalmadı. Ülkemizi emperyalizmin Afganistan, Lübnan, Libya’daki operasyonlarına soktuğu gibi Yemen’e yapılan askeri müdahaleye de lojistik destek önerdi.

Türkiye’de savaş: AKP, ülke kaynaklarının ciddi bir bölümünü ayırarak polise orduda olmayan silahları tedarik etti. Üstüne de Tayyip Erdoğan sanki mafya lideriymiş gibi “ben arkanızdayım” dedi. Polis, Filistinlilere saldıran İsrail güçleri gibi davranıyor. Artık çatışmasız yapılan basın açıklaması parmakla gösteriliyor. Kobanê için yapılan protesto eylemlerinde Kürt gençleri öldürüldü. Kürt halkının yoğun olarak yaşadığı illerde Sivas katliamının sorumlusu Hizbullah çeteleri tekrar ortaya çıkmaya başladı. Uludere/Roboski’de yaşamak için kaçakçılığa mecbur bırakılan 34 çocuk ve genç katledildi. AKP iktidarı ülke içinde bir savaşı yürütüyor ve daha büyüğünü hazırlıyor.

Sendikal haklara saldırı: Grev hakkını THY, Çaykur vd. işletmelerde fiilen uygulanamaz hale getirdi; metal, maden ve cam işkolları gibi uygulanabildiği yerlerde de 12 Eylül’ün verdiği yetkiyi kullanarak “erteledi”, aslında yasakladı, çünkü 12 Eylül kanunlarına göre erteleme süresi olan 60 günün sonunda grev yeniden başlamıyor, toplu sözleşme Yüksek Hakem Kurulu’nda bağıtlanıyor. 12 Eylül darbesi öncesi işçilerin yüzde 47’si sendikalıyken bugün sadece yüzde 6-7’si sendikalı.

İş cinayetleri: Denetlemediği çalışma koşullarıyla 301 madenciyi ülke tarihindeki en büyük iş cinayeti olan Soma maden kazasında ölüme gönderdi, olan bitene “kader” dedi, yas tutan aileleri dövdürdü. . Bundan ders almadığını birkaç ay sonra, Ermenek’te bir iş cinayeti daha yaşatarak bize gösterdi. Torunlar İnşaat şantiyesindeki asansör faciası, Maslak 1453 inşaatındaki iş cinayeti, tersanelerde yaşanan ölümler ve sayamadığımız diğerleri. AKP iktidarında Türkiye’de her gün sadece kayıtlı çalışanlar hesaba katıldığında beş ila sekiz işçi hayatını kaybediyor. İş cinayetlerinde Türkiye dünya üçüncüsü, önlem alınmayan meslek hastalıklarından mustarip işçiler de cabası.

Taşeron: AKP iktidarının ilk icraatlarından biri yeni iş kanununu yürürlüğe sokmaktı. Bu kanun taşeronlaşmaya ilk defa yasal çerçeve sundu. O tarihten beri taşeronluk istisna değil kaide haline geldi. Taşeron işçi sayısı 2002-2007 yılları arasında yaklaşık 3 kat, 2007-2011 döneminde ise yüzde 50 oranında arttı ve 1 milyon 600 bini geçti. AKP özelleştirmeyi, yani ülkenin haraç mezat satılmasını yaptıkça taşeron yaygınlaştı, kadrolu çalışma ve iş güvencesi ancak AKP’li yakınlar vasıtasıyla bulunabilen ve onlarla iyi geçinildiği müddetçe korunabilen ayrıcalıklar haline geldi.

Kadın cinayetleri: Kadınlara yönelik şiddet AKP döneminde resmi rakamlara göre 14 katına çıktı. AKP’nin başta Tayyip Erdoğan olmak üzere önde gelen isimleri, devletin kadın-erkek eşitliğini sağlamakla yükümlü olduğunu umursamadan kadınları ikinci sınıf olarak nitelemeye devam ettiler. Hükümetin kadın düşmanı açıklamaları ve politikaları kadına yönelik şiddeti ve kadın cinayetlerini artırdı. Cinayetleri işleyen erkekler tahrik, iyi hal vs. indirimleri alırken kendisine sürekli tecavüz eden erkeği öldüren Nevin Yıldırım müebbet hapse çarptırıldı. Öte yandan AKP’nin başta Tayyip Erdoğan olmak üzere önde gelen isimleri kadınları ikinci sınıf olarak nitelemeye devam ettiler, kadınlar evde üç çocuk yapmaya, dışarda da güvencesiz, düşük ücretli işlerde çalışmaya zorlandılar.

Kentsel dönüşüm: Ülkemizin tüm şehirleri rant için beton yığını haline dönüştürüldü. Dereler, ormanlar, kumsallar satıldı. İnsanlar kuşaklardır yaşadıkları mahalleleri terk etmek zorunda kaldılar. Doğa tahribatı ve artan trafik şehirleri yaşanılmaz hale getirdi. Bugün İstanbul trafik yoğunluğunda dünya ikincisi ve son kalan akciğerlerini, Kuzey Ormanları’nı rant projeleri olan 3. köprü ve 3. havaalanına kaybetmek üzere.

Yolsuzluk: 17 Aralık’ta ortaya çıktığı üzere AKP bugüne dek benzeri görülmemiş, devasa bir yolsuzluk düzeni kurdu. Halktan çalınan miktarın bazı hesaplara göre 100 milyar avroyu (bu parayla 36 adet Marmaray yapılabilir veya atama bekleyen 30 bin öğretmen işe alınıp onlara 30 yıl boyunca maaş verilebilirdi) bulduğu bu yolsuzlukta, evlerde sadece ayakkabı kutularında değil çelik kasalarda paralar ve bu muazzam miktarları saymak için para makineleri bulundu. Sadece Tayyip Erdoğan’ın evindeki paranın bütün gün sağa sola gönderildikten sonra akşam ancak 30 milyon avroya indirilebildiğini ses kayıtlarında dinledik. AKP, bu ses kayıtlarının montaj olduğuna dair tek bir bilimsel, tarafsız rapor gösteremedi. Bugün bu yolsuzlukların sorumlularının hepsi sokakta serbestçe dolaşıyor.

Laikliğe saldırı: Türkiye, cumhuriyeti kurarken laiklik ilkesini anayasaya taşıyarak din ve vicdan özgürlüğüne bazı alanlarda sorunları olsa da bir güvence sağlamıştı. Bunun anlamı devletin din işlerine karışmaması demekti. Ancak AKP eğitimden başlayarak her alanda devleti daha çok dine müdahale ettirdi. Müslüman vatandaşla Allah arasına girdi, insanlara dini nasıl yaşayacaklarını dikte etti. Gayrimüslim ve özellikle Alevi vatandaşlara ikinci sınıf muamelesi yaptı. Böyle yaparak Ortadoğu’daki komşularımızı yangın yerine çeviren mezhep çatışmalarına karşı ülkemizi müsait hale getirdi.

İsrail’le işbirliği: Mavi Marmara olayı sırasında ve sonrasında dahi AKP İsrail’le işbirliğini devam ettirdi. Konya’da İsrail jetleri talim yaptı, askeri modernizasyon, Heron insansız hava aracı alımı vd. anlaşmalar yapıldı. Geçtiğimiz aylarda ise İsrail ile işbirliği içinde umre turuna Kudüs’ü kattı. İbadet yapmak isteyen umre adayları Filistinlilerin katili Siyonistlerin Batı Kudüs’teki otellerinde kalıyorlar. AKP’nin Türkiye-Suriye sınırını mayın temizleme bahanesiyle komple İsrail’e vermek istediğini de unutmayalım!

Örnekleri burada keselim. Daha eğitimin özelleştirilmesi, bilimsel niteliğinin ortadan kaldırılması, sınav sorularının çalınması; sağlığın uluslararası tekellere, büyük özel hastanelere terk edilerek ticarileştirilmesi, şehir içindeki hastanelerin arsa rantı için kapatılması, SSK’nın hastanelerinden ilaç fabrikasına kadar adım adım tasfiyesi ve sayamadığımız niceleri var.

İşte tüm bu icraatlar sebebiyle sesleniyoruz:

  • İşçiler; iş cinayetlerinde ölmek, taşeron olarak güvencesiz çalışmak, on beş yılda bir kez bile yıllık izne çıkamadan çalışmak istemiyorsanız; emekliliğinizi yaşamak istiyorsanız, işverene karşı tek güvenceniz olan sendikal örgütlenme ve grev hakkınızı korumak istiyorsanız AKP’ye oy vermeyin!
  • Kürt halkı; çocuklarınızın, gençlerinizin sokak ortasında alnından vurulmasını, cezaevine düşmüşlerin işkence görmesini, Rojava’nın IŞİD tarafından yok edilmesini istemiyorsanız AKP’ye oy vermeyin!
  • Kadınlar; erkeklerin elinde can vermeyi, katillerinizin cezasız kalmasını, evde üç çocuk ile dışarda güvencesiz ve düzensiz işler arasında kalmayı istemiyorsanız, erkeklerle eşit olmak istiyorsanız AKP’ye oy vermeyin!
  • Anne babalar; çocuklarınızın bilimsel, kamusal, ücretsiz eğitim almasını istiyorsanız AKP’ye oy vermeyin!
  • Tüm Türkiye halkları; Türkiye, Suriye, Irak ve tüm Ortadoğu’da barışı ve Filistin’in kurtuluşunu istiyorsanız, İsrail belasından kurtulmak istiyorsanız AKP’ye oy vermeyin!

Yoruma kapalı