|

Altaş taşeron temizlik şirketinde çalışan park bahçe ve temizlik işçisiyle taşeron sistemini ve çalışma şartlarını konuştuk.

Beş yıldır Altaş temizlik şirketinde çalışıyorum. Sabah altı işbaşı, öğleden sonra üçte paydos. 800 TL maaş ve 200 TL’lik yemek kartı veriyorlar. Haftada bir gün izin. Yılda 15 gün iznimiz var, ama kullanamıyoruz. Yazın her bölgeden bir kişiye izin veriliyor. Bize sıra gelmiyor. Güzün, yaprak dökümünde kimseye izin vermiyorlar. Kışın da izin kullanmanın bir anlamı yok. İzin yapamıyoruz yani. Taşeron sisteminde kıdem tazminatı hakkı olmasın diye çalışanlarla her yıl sözleşme yeniliyorlar. Maaşlarımızın bazen üç ay yatmadığı oluyor. Maaşları yatmayan bazı arkadaşlarımız var. Üç ay geçinmek için bankadan kredi çektiler iki yıldır kredi borçlarını daha kapatamadılar.
Ataşehir’de bir sürü mahalle var. Yaklaşık üç yüz kişi çalışıyor. Mahalle çok, iş çok, çalışan sayısı az. Bende çok sokak var. Bazısında 30, bazı çalışanlarda 25 sokak artı caddeler var. İş yükümüz fazla. Taşeron sisteminin mantığı bu. Çok fazla işi daha az kişiye gördürüyorlar.
Bizim bölgemizde Kadıköy’den gelen kadrolu çalışanlar da var. Zaten bunlar emeklilikleri yaklaşmış olanlar. Ama sayıları az. Kadrolu çalışanların kıdem hakları var. Bizde ise her sene sözleşme yenilenerek kıdem almamızı engelliyorlar. Kadrolular emekli olduklarında 50–60 bin TL kıdem tazminatı ve emeklilik maaşı alırlar. Bizde 1000 TL emeklilik maaşı ya verirler ya vermezler. Taşeron sisteminin kıdemi, ihbarı yok. Taşeron siteminde kolayca işten çıkartabiliyorlar. Suç gösterip tutanak tutuyorlar, istedikleri zaman işten atıyorlar. Kadrolu çalışanların ise iş garantisi var. Kadrolu çalışanların emekli olduktan sonra yerlerine taşeron koşullarında çalışan işçileri alacaklar. Emekliliği geleni gönderiyorlar yerine sözleşmeli işçi alıyorlar. Burada 30–40 civarında kadrolu çalışan var. Emekli olduklarında 12-13 sözleşmeli çalışan alıyorlar. İşçiler arasında kadrolu sayısı çok az, kalmadı. Genelde yöneticiler ve amirler arasında var. Kadrolu ve sendikalı oldukları için iş garantileri var işten çıkartamıyorlar. Ben işe girmeden evvel sendikalı olmaya çalışan işçileri hepsini çıkartmışlar. Taşeron sendikayı duyduğu zaman işten atıyor. Tek başına sendikalı olmak da bir işe yaramıyor. Yoksa ben giderdim kayıt olurdum aidatımı da öderdim. Eski çalıştığım işte sendikalıydım.
Taşeronda iş kazası çok oluyor. En son Sivaslı bir arkadaşımız vardı, Mevlüt Macit. İşe gireli daha bir ay olmuştu. Sele kapıldı boğuldu. Cesedi bulunamadı. Eşi ölüm aylığı bağlanması için mahkemeye başvurdu, ama cesedi bulunamadığı için ölüm aylığını bağlamadılar. Boğulurken görüyorlar ama kurtarılamıyor. Şahitler olmasına rağmen eşi kocasının boğulduğunu ispatlayamıyor. Ceset denize gittiyse hiç bulunamazsa ne olacak? Eşinin elektriğini, suyunu kesmişler. Şirkete gitmiş, Ataşehir Belediyesi’ne gitmiş, Büyükşehir Belediyesi’ne gitmiş hiç ilgilenen olmamış. Kadın işsiz. Kirada oturuyor. Faturalarını ödeyemiyor. İşte taşeron böyle bir şey.
Mevlüt selde, o yağmurda neden çalışıyor? Sel akarken dere kenarında ne işi var? Niçin gidiyor dere
kenarına? Kendisi gitmemiştir. Biri, başındaki amirlerinden biri göndermiş olabilir. Yoldan geçenlere
yardım ettiğini söyleyenler de var ama hiç inandırıcı değil. Şirket ya da başındaki amirler bu olayı örtbas etmek için yalan söylüyor olabilirler. Ceza davası açıldı mı bilmiyorum ama açılsa da örtbas ederler.

Yoruma kapalı