|

Anayasa Değişikliği Referandumu ve Sendikalar

İşçi Kardeşliği/Eskişehir: AKP hükümetinin Anayasa paketi meclisten geçti. 12 Eylül’de referanduma gidilecek. Meclisten geçen paket içerisinde özellikle emekçiler açısından çok önemli düzenlemeler var. Esnek ve güvencesiz çalıştırma Anayasal güvenceye kavuşturuluyor. Mevcut Anayasadaki “kamu yararı” ilkesi kaldırılıyor. Sizce emekçilerin ve emek örgütlerinin bu referandumda tavrı nasıl olmalıdır?
NEJAT KILIÇ (Türk-İş Bölge Temsilcisi):
Emekçilerin ve emek örgütlerinin bu düzenlemelere evet demesi köle gibi çalışmaya evet demeleri anlamına gelecektir. Sendikasız, sigortasız, insan onuruna yakışmayan koşullarda çalışmayı Anayasa maddelerine taşıyan bu düzenlemelere karşı olunmalıdır. Kiralık işçi çalıştırmayı yasalaştıran bu değişikliklerin karşısındayız.
KADİR ÖZENLER (Tek Gıda-İş Şube Başkanı):
12 Eylül askeri Anayasası karşısına çıkarılan, 12 Eylül sivil hükümet dayatması olan bir Anayasa ile karşı karşıyayız. Bu emekçilerin Anayasası olamaz. Yeni Anayasanın önceki Anayasadan farkı yoktur. Geniş kapsamlı, uzlaşıcı, halkın desteği ile hazırlanmış bir Anayasa değildir. Mademki halk onayına sunuyorsunuz o zaman iktidar tek başına hazırlamamalıdır. Bize düşen görev bizden götürdüklerini halka anlatmak olmalıdır.
İSMAİL AYER (Kristal-İş Şube Başkanı):
Ülkenin ve emekçilerin bir Anayasa değişikliğine, hatta yeni bir Anayaysa ihtiyacı vardır. Ama mevcut olan değişiklikler bu ihtiyacı karşılamıyor. 12 Eylül faşizminin, işçi sınıfının ve yoksul halkın örgütlenme ve siyaset yapma hakkını elinden almak için yapmış olduğu 1982 Anayasası kabul edilebilir bir şey değildir. Mevcut değişiklikler tamamen bir aldatmacadan ibarettir. Halka ve işçi sınıfına hiçbir şey getirmediği gibi, sahip olunan hakları da elinden almaktadır. Bu değişiklik AKP’nin ve yandaşlarının kendilerini kurtarma, geleceklerini güvence altına almak için yapılmıştır. Tüm emekçiler, işçiler, gençler, kadınlar Anayasa değişikliğine karşı olmalıdır. Bu oylama Anayasa oylamasının yanında AKP oylamasına dönüştürülmelidir.
BAYRAM KAVAK (DİSK Bölge Temsilcisi ve Birleşik Metal-İş Şube Başkanı):
AKP hükümetinin ortaya koyduğu hafta meclisten geçirdiği ve referanduma götürülecek olan Anayasa paketi içinde emekçilerin geleceğini ilgilendiren yapıcı bir gelişme yoktur. Elbette ülkemizin yeni bir Anayasaya ihtiyacı vardır. Bir sendikacı olarak demokratik bir Anayasanın özlemi içindeyim. Fakat aldatmacı, bazı kesimlerin kendi çıkarları doğrultusunda yapılan bu Anayasaya karşıyım. Bu Anayasa emeğin mevcut kazanımlarını bile elinden alacak olan bir taslaktır. 12 Eylül’de oylanacak olan bu AKP Anayasasını kabul etmiyoruz. Bu süreçte hem Anayasaya hem de AKP’ye hayır dediğimizi göstermeliyiz.
SUAT BAŞARANER (Emekli-Sen Şube Başkanı):
Biz bu Anayasaya emekliler açısından bakıyoruz. Mevcut Anayasanın 17. maddesi “herkesin örgütlenme hakkı olduğunu” yazıyor. Yine Anayasanın 51. maddesi “sendika kurma ve sendikaya üye olma hakkını işçi ve işverene” tanıyor. 03.10.2001’de bu ibare gereğince 4688 sayılı yasa ile kamu emekçilerine grevsiz sendika hakkı tanınıyor. Anayasanın 90. maddesi ise “uluslararası hukukun iç hukukun üstünde olduğu ve düzenlemelerin buna göre yapılması gerektiğine” hükmediyor. Uluslararası tüm maddeler “herkesin sendika kurabileceğini, kurulan sendikalara üye olabileceğini” yazıyor. Tüm bunlara rağmen emeklilerin sendikaları tanınmıyor. Disk-Emekli-Sen’i kapatan bu iktidarın emeklilere toplu iş sözleşmesi vereceğini açıklaması samimi değildir. Diğer açılımlarda da samimiyetsizliğini kanıtlamış olan bu iktidarın Anayasasına HAYIR diyoruz.
SÜLEYMAN SOLAK (Eğitim-Sen Şube Başkanı):
AKP’nin kendi özel çıkarları ve gündemiyle birebir ilişkili olan Anayasa değişikliği tuzağına düşmemeliyiz. 12 Eylül’de yapılacak olan referandumda tüm emekçiler ve emek örgütleri olarak HAYIR demeliyiz. Tuzak diyoruz çünkü Anayasa değişikliği paketinde geçici 15. maddenin kaldırılarak 12 Eylül rejimiyle hesaplaşılacağı aldatmacası, AKP ve destekçisi bazı liberallerin ellerindeki tüm olanakları kullanarak sürdürdükleri propaganda emekçiler tarafından açıkça görülmektedir. Kamu emekçilerine toplu sözleşme ve grev hakkını vermek bir yana işçi sınıfı için sözde var olan grev hakkını bile fiilen ortadan kaldıran, “kamu yararına aykırı düzenlemeler yapılamaz” hükmünü ortadan kaldırarak kamu mallarının özelleştirilmesinin yolunu açan, esnek ve güvencesiz çalışmayı yasalaştıran bu paketi onaylamak emekçilere ihanet etmekle eş anlamlıdır. Bu nedenle referandumda hayır oyu kullanmak işçi sınıfının sermayeye karşı yürüttüğü mücadelesinin ayrılmaz parçasıdır. Referandum sürecini tüm örgütlü gücümüzle emekçilerin içinde bulunduğu koşulları göstermeye ve AKP karşıtı kampanyaya dönüştürmeliyiz.
RIDVAN BOZAN (BTS Şube Başkanı):
AKP iktidarı emeğe ve demokrasiye yaptığı saldırıları TBMM’den geçirdiği Anayasa değişikliği paketinde de sürdürüyor. Tüm emekçiler bu anti demokratik değişikliğe dur demelidir. AKP’yi ait olduğu tarihin karanlık sayfalarına gömmek için referandumda HAYIR demeliyiz. Bu değişiklik paketinde emekçilerin alacağı tavır, ülkemizde emek ve demokrasinin kazanımlarının yok edilmesini, rejimin temellerinden sarsılmasını önleyecektir. Aslında bu referandumla demokrasinin rafa kaldırılması özlemi oylanacaktır. Tüm emekçileri uyanık olmaya ve demokrasi için “HAYIR” demeye çağırıyoruz.
RECAİ ILGIN (Tez Koop-İş Şube Başkanı):
12 Eylül Anayasası değişmeli; ancak AKP’nin hazırladığı Anayasa paketini yeterli görmüyoruz. Bu nedenle referandumda HAYIR oyu kullanacağız. Örgütlerimizi de bu konuda yönlendirmeye çalışacağız.
KÜRŞAT CEYLAN (Çimse-İş Şube Başkanı):
12 Eylül Anayasasını kabullenmemiz mümkün değildir. Bir dönemi yok eden, baskı koşullarından doğan bir Anayasadır. 1982 Anayasası değişmelidir; ancak toplumun ortak mutabakatı sağlanmadan, hükümetin dayatmaları sonucu ve örgütlü işçi sınıfının yok edilmesini hedefleyen bir Anayasayı kabul etmemiz mümkün değildir.

Yoruma kapalı