|

Aziz Çelik

Anayasa tartışmalarının en can sıkıcı yanı, sendikal haklar konusunda yaratılan bilgi kirliliği ve bunun yaygınlaşmasıdır. Anayasa değişikliklerine “evet” diyenlerin bir bölümü, gerekçeleri arasında sendikal hakları da sayıyor. Yanlış, hatalı ve eksik bilgilerle Anayasa değişikliklilerinin sendikal haklar sağladığı iddia ediliyor.
Daha önce bazı gazeteler, partiler ve hükümete yakın sendikalar tarafından ileri sürülen bu gerçek dışı iddiayı sahiplenenler –ne hazindir ki- giderek artıyor. Sinema sanatçısı Lale Mansur da “ilk defa sendikalaşma adına olumlu adımlar atılıyor. Yine ilk defa 12 Eylül Anayasası deliniyor” gerekçesiyle “evet” diyeceği-ni belirtmiş (HaberTürk, 2.8.2010). Kürt Devrimci Demokratlar Hareketi adına yapılan bir açıklamada ise diğer gerekçeler yanında, “memurlara toplu sözleş-me hakkı getireceği için”, “grev hakkının önündeki engellerin kalkması için” evet çağrısı yapıldı. “Evet” çağrılarının en traji-komik olanı ise hükümete yakın bir sendikanın şubesine asılan “Nikâh masasında bile bu kadar iştahla evet dememiştik” pankartıydı.
Diğer ilginç bir örnek ise “Yetmez ama evet” sloganıyla yapılan çağrıda yer alan, bu Anayasa değişikliklerinin yetersiz olmakla birlikte, hiçbir maddesinin şu an var olan Anayasadan daha kötü olmadığı iddiasıydı.
Yasağa da “EVET” mi?
Birkaç kez yazdım ama bir kez daha yazayım: Anayasa paketine “evet” diyenlerin bir bölümünün iddia ettiği sendikal haklar hayal mahsulüdür. Bu iddiaları, “evet” gerekçeleriniz arasından çıkarın lütfen! Bu paket sendikal hakları geliştirmiyor. Tersine –büyük harflerle yazayım- ANAYASA PAKETİ TÜM KAMU ÇALIŞANLARINA GREV YASAĞI GETİRİYOR.
Çalışanlara yanlış bilgiler sunmayın, onları yanıltmayın. Grev yasağı getiren bir paketi “toplu sözleşme hakkı getiriyor, grev hakkının önündeki engelleri kaldı-rıyor” diye sunmanın vebali büyüktür.
Anayasanın toplu iş sözleşmesiyle ilgili 53. Maddesinde yapılan değişiklik memurlara toplu sözleşme hakkı değil, “zorunlu tahkim” yani grev yasağı getirmek-tedir. İddianın aksine 53.MADDE DEĞİŞİKLİĞİ MEVCUT ANAYASA METNİNDEN DAHA KÖTÜDÜR.
Nasıl mı? Mevcut 53. Madde sendi
kalara hiçbir yaptırımı olmayan bir “toplu görüşme” imkânı sağlıyor.
Toplu görüşmede uzlaşma olmazsa yasaya göre Uzlaştırma Kuruluna başvuruluyor. Uzlaştırma Kurulu kararları kesin değil, bu kararlar hükümetin takdirine sunuluyor. Son sözü hükümet veya Meclis söylüyor. Dolayısıyla sendikalar, uluslararası sözleşmelerin iç hukuktan üstün olduğu hükmünü içeren Anayasa 90. Madde/son fıkraya dayanarak, grev hakları olduğunu savunuyor ve grev ilan edebiliyor. Örneğin, 25 Kasım 2009 genel grevi böyle yapıldı. Dahası idarenin her türlü işlem ve eylemi yargı denetimine tabi olduğu için, gerek Uzlaştırma Kurulu gerekse
hükümet kararlarına karşı itiraz mümkün.
Değişiklik mevcuttan daha kötü
53. Maddede yapılan değişiklikle birlikte sendikalar ile idare arasında yapılan görüşmelerde uzlaşma sağlanamazsa uyuşmazlık Kamu Görevlileri Hakem Ku-rulu’na (KGHK) gidecek. KGHK, bugünkü Yüksek Hakem Kurulu gibi hükümet-işveren ağırlıklı bir yapı olacak. KGHK’nın kararları toplu sözleşme hük-münde ve kesin olacak ve bu kararlara itiraz mümkün olmayacak. Buna, çalışma hukukunda “zorunlu tahkim” adı verilir. Zorunlu tahkim, grev yasağı demek-tir. Grevin yasak olduğu hallerde zorunlu hakeme gidilir. Mevcut 53. Maddede zorunlu tahkim (grev yasağı) yoktur. 53. Maddede yapılan değişiklik ile zorun-lu tahkim-grev yasağı ANAYASA HÜKMÜ haline gelmektedir.
Bir diğer tehlike ise Anayasa 90. Madde açısından ortaya çıkacaktır. Mevcut Anayasada zorunlu tahkim (grev yasağı) olmadığı için sendikalar 90. Maddeyi rahatlıkla ileri sürüyordu. 53. Maddede yapılan değişiklikle zorunlu tahkim (grev yasağı) Anayasa hükmü haline geldiği için KGHK kararlarına karşı 90. Mad-deyi kullanmanın hukuksal zemini zayıflayacaktır. Çünkü birbiriyle açıkça çelişen iki Anayasa hükmü söz konusu olacaktır.
53. Maddenin mevcut hali de değişiklik de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) son birkaç yıl içinde Türkiye ile ilgili aldığı ve memurların grev hakkını teyit eden kararlarına açıkça aykırıdır. Hükümet AİHM kararlarına uyup memura grev hakkı sağlayacak yerde, memurun grev hakkını Anayasa deği-şikliği ile engellemektedir.
SENDİKALARIN UYANMA VAKTİDİR:
Tüm memurlara Anayasal düzeyde grev yasağı geliyor. Memura grev yasağı getiren 1926 Memurin Kanunu zihniyeti Anayasaya taşınıyor. İştahla “evet” diyen-ler, grev yasağına “evet” dediklerinin farkında mı?
* 5 Ağustos 2010 tarihli Birgün Gazatesi’nden alınmıştır

Yoruma kapalı