|

“Bir yerde grev, direniş varsa bu hepimizin grevi, direnişi olmalı”

10 yıldır Darphane’de çalışan Turgut Çetin ile grevi konuştuk.

 

İşçi Kardeşliği: Greve çıkarkenki uyuşmazlık maddelerinin hangilerinde ilerleme kaydedildi? Hangileri işverenin istediği gibi oldu?

Turgut Çetin: Grevden sonrasını mı kastediyorsunuz?

Evet, grev öncesindeki uyuşmazlık ve sonucun karşılaştırmasını nasıl yaparsınız?

En önemlisi ücret konusunda bir sıkıntımız vardı. Yüzde 3 gibi bir protokol haricinde zam aldık. Bizi pek tatmin etmedi ama genel olarak da bir zam değil bu. Bizde devamlı teşvik var, teşvike gelen zamdır bu. Ayrıca bir de madde koyduk, Nisan ayında bir skala çalışması yapılacak sendikamızla işveren arasında, ondan da artık ne kadar yansırsa…  İdari maddeler konusunda sorunlarımız vardı değişen pek bir şey olmadı gibi.

Basına ve bize yansıyan Darphane grevinin başarıyla sonuçlandığı yönündeydi?

Başarı derken şöyle Çaykur grevine, Hava-İş grevine baktığın zaman bizimkisi son derece başarılı ve kapsamlı oldu. Katılım çoktu, greve katılım yüzde 90 seviyesindeydi. İdari maddelerin birkaçında hassasiyetimiz vardı onları da geçirdik. Ücret konusunda pek bir kazanımımız olmadı. Belki beklentimizi yüksek tuttuk, tatmin etmedi. Mesai de yemek de verilmiyordu onu kazandık. Devam teşviklerde, meslek hastalıklarında ücretimiz kesiliyordu, şimdi ne kadar rapor alırsan al kesilmiyor. Bir arkadaşımızın başına geldi, Allah kimsenin başına vermesin kanser hastası, beyin kanaması gibi durumlarda tedavi gören arkadaşların tedavi süresince devam teşvikleri kesiliyordu ki devam teşvikleri 350–400 liraya tekabül eden rakamlardır. Artık kesilmeyecek.

Ameliyat sonrası hastanede kaldığı sürenin dışında evde istirahat ettiğin zaman devam teşvikin kesiliyordu. Yani 10 gün hastanede yatıp 3 gün evde istirahat etsen 13 gün devam teşvikin kesiliyordu. Şimdi bu ayrımı da kaldırdık, devam teşvikleri 5 güne kadar kesilmiyor. Zaten hastane çıkışı 5 gün içerisinde işbaşı yapacak duruma geliyor hasta.

Hükümetin grevi kırmak üzere Tekel pulu, pasaport gibi Darphane ürünlerini başka yerde üretmek, Maltepe tesisinden polis zoruyla makineleri çıkartmak gibi girişimlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

İşveren, Hükümet artık ne kabul ederseniz çok grev kırıcılığı yaptı, çok teşebbüs etti. Bir kısmını engelledik, bir kısmını engelleyemedik. Bildiğiniz gibi o pulları dışarıda bastırmak, kestirmek, makineleri götürmek için Valilikten yazı çıkarttılar, bir gecede yasa çıkarttılar.

Aslında bu güvenlik sorunu da aynı zamanda. Nereye götürüyor, kim götürüyor?

darphane grevi

Tabii, takip etmek bizim işimiz de değil aynı zamanda. Bu kaçak bandrole kadar gider. Kaçak içkiye, kaçak sigaraya yol vermiş oldu bir anlamda. Ayrıca, burada para pulları konusu var. Bizde iki tane forklift operatörü arkadaş var, ikisi de grevdeydi. Burada para pullarını ya da dışarıya giden paraları yüklemek belli kişilerin yapması gereken işlem. Dışarıdan operatör getirip ona yükletmek yasak. Bu adamlar buraya vinç getirdiler, gece kamyon soktular. Forklift operatörü getirdiler çalıştırdılar, dışarıdan para soktular. Yani grev kırıcılığının en alâsını yaptılar. Biz bunlara rağmen tüm kararlılığımızla devam ettik, mücadele ettik.

Grev, özellikle yakınındaki Abbasağa forumuyla çeşitli dayanışma faaliyetlerinde bulundu. İşçi hareketinin forumlarla karşılıklı ilişkilerini nasıl yorumluyorsunuz?

Ben Abbasağa forumuna katıldım. Birinde Türkiye genelinde direnişteki, grevdeki işçiler katılabildikleri kadar katılmıştı. Birinde biz sadece Darphane işçileri olarak gittik, grevimizi anlattık. Kalem falan dağıttık. Dayanışma bu grevde çok önemli. Yani bir Darphane grevi, Türkiye’deki her kurumun grev yapabilmesi ve hakkını aramasıyla başarıya ulaşacaktır. Darphane grevde fakat diğer kamu kuruluşlarının ve sivil toplum kuruluşlarının haberi yok veya ilgisiz. Buna kayıtsız kalındığı zaman mesela biz Hava-İş’e, Kazavo’ya, tekstilci arkadaşlara kayıtsız kalırsak, bir ve beraber olmazsak bu grevlerin başarıya ulaşması zor. Zaten karşımızda grev kırıcılık yapan, direnişlere karşı olan bir Hükümet var. Bir de biz kendi aramızda böyle destek vermezsek bu direnişlerin, grevlerin, işçi hareketinin bir yerlere gelmesi zor.

Grevden çıkaracağınız temel dersler nelerdir?

Valla şimdi bu grev maddiyattan çok maneviyat açısından çok şey kazandırdı. Bir moral verdi, bir doping oldu. Orada dayanışmayı, kardeşliği paylaşmayı öğrendik. Yani şimdi, bizim grevden önce arkadaşların birbirine bakış açısıyla grevden sonra bakış açısı çok farklı. İçeride bizimle beraber olmayan, bizi satanlar oldu. Kiminle yola çıkacağımızı, kime sırt döneceğimizi, kimin elindeki bir lokma ekmeği arkadaşıyla paylaşacağını gördük. Bizim için bu grev hakikaten o manada çok değerlidir.

Hayırlı olmuş yani.

Evet, çok hayırlı oldu. Geçende bir yemekte birleştik, arkadaşların yüzde 90’ı iyi ki bu greve çıktık dediler.

Eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Eklemek istediğim şey, biraz evvel söylediğim gibi bir yerde grev direniş varsa bu hepimizin grevi, direnişi olmalıdır. Bütün işçilerin o işçi hareketine katkı sağlaması lazım. Maddi, manevi… Yani grevdeki, direnişteki arkadaşları daha enerjik, dinamik tutmak için birilerinin destek olması lazım. Sürekli destek olması lazım. “Bana ne, onların grevi” dememek lazım. En önemli şey dayanışma, destek, moral, motivasyon.

 

 

Yoruma kapalı