|

“Bugün var, yarın yoktuk”

İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi’nde temizlik işçisi olarak çalışan Taşeron İşçileri Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği (Taş-İş Der) birim sorumlusu, aynı zamanda İşçi Kardeşliği Partisi üyesi Nurşen Gürsoy ile dernek faaliyetleriyle ilgili bir görüşme yaptık.

 

Derneğe üye olma sürecinizden bahseder misiniz?

 2006 Ocak ayında işe başladım, çalışma koşulları ve maaşlar çok kötüydü. O dönemde hastanede sendika çalışmalarının olduğunu duydum ve Belediye-İş Sendikası’na üye oldum. Bir süre sonra, 55 yaş üstü olan ve ilkokul diploması olmayan arkadaşlarımız işten atıldı. Bizler de onları yalnız bırakmamak için greve başladık. Fakat ben de dahil birçok işçi işten çıkartıldı. Özellikle sendika çalışmalarına aktif katılan bizler kapının önüne koyulduk. İşe iade davasıyla yaklaşık bir yıl sonra tekrar işimize döndük. Yargıtay kararıyla işe dönmemizin getirisi olsa gerek yüzde 35 oranında bir zamla işe başladık. Daha sonra eskiden sendika temsilciliği yapan arkadaşlarımız dernek fikrinden bahsettiler. Aklıma yattı, ama işsiz kalmanın zorluğunu yaşayan biri olarak ilk etapta biraz çekindim. Daha sonra çekinecek bir şey olmadığını anladım. Derneği bizim işçi arkadaşlarımız kurmuştu, bizi yarı yolda koyacak sendikacılar yoktu dernekte. Zamanla yanılmadığımı gördüm, dernek çalışmasına aktif katıldım, şu an çalıştığım bölümün dernek birim sorumlusuyum.

 

Dernekten önce ve sonra diye bir kıyaslama yapacak olursak, çalışma koşullarınızda ne gibi değişiklikler oldu?

 Alamadığımız maaşlarımız vardı içerde onları aldık. Maaşlarımız asla zamanında ödenmezdi, şimdi gününde alıyoruz. Sebepsiz yere işimize son verilebiliyordu, birim amiri ‘yarın işe gelme’ diyebiliyordu, artık böyle bir şey mümkün değil. İşten çıkartılan arkadaşımız olduğunda dernek avukatı tarafından işe iade davası açılıyor hemen. Senelik izinlerimizi düzgün kullanamazdık, hatta hiç izin yapmadan yıllarca çalışan arkadaşlarımız vardı. Artık senelik izinlerimiz düzene girdi, kıdeme göre senelik izin kullanıyoruz. Her şirket değiştiğinde bize haklarımızı aldığımıza dair ibranameler imzalattırılırdı, artık o ibranameleri imzalamıyoruz. Röntgen teknisyeni arkadaşlar şua izinlerini kullanabiliyorlar. Çalışma saatlerimiz iyileştirildi. Hepsinden önemlisi artık diğer memur arkadaşlar ve hastane yönetimi bizi muhatap alıyor. Dernekten önce kimse bizi ciddiye almazdı ne de olsa taşeronduk, bugün var yarın yoktuk.

 

Geçen ay derneğinizin 1000 kişiyle yaptığı basın açıklamasından sonra hastane yönetiminin işçilere karşı tavrında bir değişiklik oldu mu?

 Evet, aslında oldu. Bu basın açıklaması bizim ne kadar güçlü olduğumuzu, bir araya gelince neler yapabileceğimizi gösterdi. Daha önce dernek yönetimi dekanla görüşme isteğinde bulunmuş, ama bu istek geri çevrilmişti. Basın açıklamasından sonra dernek yönetiminden arkadaşlar dekanla ve başhekimle taleplerimizi içeren konularla ilgili üç toplantı yaptılar. Artık dernek toplantılarımızı hastane içinde bulunan amfilerde yapıyoruz. Düşünülürse çok güzel gelişmeler oldu, olacak da inanıyorum.

 

Basın açıklamasından sonra üye sayısında artış oldu mu?

 Evet. Bir süredir uğraştığımız halde giremediğimiz servisler vardı. Basın açıklamasından sonra bu servislerden işçi arkadaşlar kendileri gelip üye olmak istediklerini söylediler.

 

Önümüzdeki süreçte Çukurova Üniversitesi’ndeki mücadeleyi Çapa Tıp Fakültesi’nde de görmek mümkün mü?

 Derneğe üyelikler devam ederse ve üye arkadaşların kendilerine güvenleri artarsa neden olmasın. Zaten derneğin asıl kuruluş amacı taşeron sistemini ortadan kaldırmak. Taşeronda çalışan tüm arkadaşlarımız aslında ne kadar doğru bir şey yaptığımızın farkına varıp, özgüvenlerini yoklayıp, haklarının farkına varmak üzereler ben inanıyorum. Gücümüzün farkına varırsak yapamayacağımız şey yok.

 

“Kadın” olarak mücadelenin içinde olmanın güçlükleri var mı?

 Kadın için ilk mücadele evde kocasıyla başlıyor. Anneyim, eşim, bir düzenim var. Başlarda çok zorlandım, önce eşimi ikna etmem gerekti. Toplantılara katılmam sorun oldu, ama zamanla kazanımlarımızı gördükçe o da ikna oldu. Çocuklarıma yeterince zaman ayıramadığım oluyor ama kazanımlarımızın gelecekte çocuklarımıza yansıyacağını biliyorum.

 Taşeron İşçilerle Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği’ne ulaşmak için:

0 (535) 300 37 51 / 0 (536) 561 28 41 – http://tasisder.com

Yoruma kapalı