|

Çare Sarıgül değil Kurucu Meclis!

Haziran Ayaklanması’yla başlayan süreç bir rejim krizi halini almış durumda. Milyonlar olarak sokağa çıkıp AKP hükümetini salladık ancak bizi temsil eden bir iktidarı kuramadık. Yaralı AKP etrafa saldırmaya devam ederken emperyalist sistem bizim kendi iktidarımızı kurmamızı engellemek için alternatif iktidarları hazırlıyor, bunu da esas olarak Cemaat üzerinden yapıyor. Muhalefetteki tüm patron partileri Haziran Ayaklanması’nı temsil etmedikleri gibi onun her türlü kazanımını da yok etmek istiyorlar. Bunun için MHP Kürt halkına düşmanlığı körüklüyor; CHP Haziran Ayaklanması’nın temel taleplerine sahip çıkmayan, kent rantına dayanan Mustafa Sarıgül ve Mansur Yavaş gibi adayları önümüze sürüyor. Sosyalist mücadele yürüten parti ve diğer siyasi gruplar ise bu temsili sağlamak için oldukça güçsüzler. Bu durumun temel sebebi ülkemizde bir işçi sınıfı partisinin bulunmamasıdır.

AKP’nin son çırpınışları burjuva demokrasisi namına kalmış son kazanımları yok ediyor; polis şiddetinin iyice olağanlaşması, internet sansürü, MİT’e yaygın dinleme başta olmak üzere olağanüstü yetkiler verilmesi, HSYK üzerinde hükümet kontrolünün daha da arttırılması vd. Yargı ve polis başta olmak üzere pek çok devlet kurumuna sızmış olan Cemaat, bu kurumları zaten hukuka göre değil kendi çıkar ilişkilerine göre yönetiyor; Erdoğan’dan iktidarı alabilirse onun hazırladığı tüm antidemokratik mekanizmaları da iştahla kullanacaktır. Öte yandan Kürt halkına, azınlıklara ve diğer muhalefete karşı saldırılar hızlandırılarak Ukrayna yahut Libya benzeri bir süreç de hazırlanıyor.

Çözüm sokakta demek rejim krizini çözmüyor. Sokağa sürekli çıksak bile hareketimizi yönetecek, örgütleyecek, nihayetinde iktidara yürütecek bir birliğe ihtiyacımız olduğu açık. Bunun için ülkemizin nasıl yönetilmesi gerektiği üzerine somut, pratik bir formülde anlaşmamız gerekiyor. Bu ağır rejimsel sorunları belediye seçimleriyle, hele de bu siyasi partilerle çözmek mümkün değildir.

Çare Kurucu Meclis’tir

* Mevcut durumda altüst olmuş siyasal ve hukuki sistemi tekrar rayına oturtmak için,

* Cemaat ve CIA başta olmak üzere emperyalist istihbarat örgütlerinin uzantılarını yargıdan ve diğer kurumlardan temizlemek için,

* Gerçek bir Kürt-Türk barışını sağlamak için,

* Ve en önemlisi Washington ve Brüksel’in ülkemizi yönetmesine bir son vermek için Kurucu Meclis tek çaredir.

Derhal bir Kurucu Meclis seçim takvimini uygulamaya koymak mümkündür

Hatırlayalım ki bugünkünden çok daha zor koşullarda, ülkenin emperyalist orduların işgali altında olduğu 1920 yılında dahi TBMM bir Kurucu Meclis olarak toplanabilmişti. Bugün de derhal bir Kurucu Meclis toplanması için seçim takvimi başlatılabilir. Bunun için:

* AKP hükümeti bütünüyle istifa etmeli, geçici bir seçim hükümeti kurulmalıdır.

* Seçim barajı kaldırılmalı, nispi temsil ve genel oy usulüne geçilmelidir.

* Tüm siyasi partilerden ve forumlardan aday gösterilebilmelidir.

* Yasaklar kaldırılmalı, yüz kızartıcı suçlardan hüküm giymişler hariç herkes seçime girebilmelidir. Tüm adaylara propaganda eşitliği getirilmelidir. Başbakan saatlerce televizyon ve radyodan konuşurken diğerlerine adeta yayın yasağı uygulanmamalıdır. 

Eğer biz gerekli iradeyi oluşturursak bu adımların hepsi hemen hayata geçirilebilir pratik önerilerdir. Haziran Ayaklanması’nın gücü bu iradeden çok daha fazlasını oluşturmaya yeter.

Yoruma kapalı