|

Cezayir Basınında Uluslararası Dayanışma Yürüyüşü’nün ve Basın Konferansının Haberleri

Le Temps d’Algérie

Quotidien National D’Information

29 Haziran 2013

 

Louisa Hanoune: “Cezayir kendini savunabilir”

 

L.Hanoune

Cezayir her zaman stratejik coğrafi konumu ve zengin doğal kaynaklarından dolayı dünyadaki büyük güçlerin kıskançlığını çekmiştir.

Mayıs ayında İspanya’nın güneyinde ABD askeri üssünde 500 Deniz kuvvetinin konuşlandırılmasından bu yana Cezayir, Libya ve Mali’deki ve bugün Suriye’deki kanlı savaşlarının ardından Batı’nın yeni hedefi haline gelmiştir.

Cezayir’in bağımsızlığını ve egemenliğini savunmak için Louisa Hanoune liderliğindeki İşçi Partisi (PT) 29 Haziran tünü Cezayir’deki Safir Hotel’de partisinin 23. Kuruluş yıldönümü vesilesiyle bir basın konferansı düzenledi.

Bu etkinlikte Hanoune ulusal egemenliği savunurken Cezayir’in içişlerine yabancı müdahaleleri güçlü bir şekilde kınadı.

Basına yaptığı açıklamada PT genel sekreteri “Cezayir’in kendisini savunabileceği” konusunda ısrarcı olurken “29 Haziran’da PT ile Cezayir İşçileri Genel Sendikası (UGTA) tarafından ortaklaşa düzenlenen yürüyüş PT’nin ülkemize ABD emperyalist müdahalesine karşı mücadelesinin bir parçasıdır” dedi. Bu mesajı verirken Hanoune’ya ABD’de yürütülen “ABD Elini Cezayir’den Çek!” kampanyasının temsilcisi olan Colia Lafayette Clark eşlik etti. Clark komitesinin ve destekçilerinin –canavarın göbeğindeki eylemleri ile- Cezayir’in egemenliğini koruma amacına bağlı olduklarını ve “tüm ABD askeri üslerinin kapatılmasını ve tüm bölgenin bu üslerden arındırılmasını” sağlamayı istediklerini söyledi. Konuşmasına şöyle devam etti: “Cezayir’in karşı karşıya olduğu tehdit gerçektir. Ulusal egemenlik koşulsuzdur.  Bu tehdit bir yanılsama değildir.”

Clark konuşmasında şunları dile getirdi: “Bizler tüm ABD hükümetlerinin politikalarına karşı mücadele ettik. Ülkemin hükümetinin tasarımları var, hem uluslararası hem yurtiçi cephelerde; esasen ABD hükümeti benim ülkemde de çalışanlara ve fakirlere karşı baskıyı muazzam artırıyor.” Ve Clark sözlerine şunları ekledi: “Emperyalist sömürü ve baskının kurbanları olmayı reddediyoruz.” Cezayir’i savunma kampanyası ile ilgili olarak Amerikalı konuşmacı “Cezayir geçmişte bize yardım etti, kendi başına Malcolm X’i kabul etti ve konuk etti. Cezayir her zaman dünyadaki özgürlük hareketlerini olumlu karşıladı. Bu temel özgürlük kalesini kaybedemeyiz” görüşlerini savundu.

Son olarak Clark şunları ifade etti: “İspanya’daki veya Cezayir’in sınırlarındaki tüm yabancı askeri üsleri kapatacağız. Bu toplantı ABD’nin tüm Afrika kıtasındaki askeri üslerine karşı kampanyamızın sadece başlangıcı olacak.”

 

“Tehdit gerçek”

Fransa Bağımsız İşçi Partisi (POI) önderliğinden Lucien Gauthier de kendi adına Cezayir’e yönelik askeri tehdidin gerçek olduğunu ifade etti ve şunları söyledi: “Bunu söylemenin insanları gereksiz yere telaşlandırmakla ilgisi yok, Cezayir’e yönelik tehdit gerçektir. Fransız basınının nasıl sizin içişlerinize karıştığını gözlemliyoruz. Fransız medyası sürekli olarak ‘Arap Baharı’nın ne zaman Cezayir’e geleceğini soruyor.”

Gauthier daha sonra büyük güçler için herhangi bir şeyin askeri müdahale için bir bahane olabildiğini ifade etti. Bunun kanıtı ise Cezayir 2010 yılında ‘Berberi Baharı’nı kutlarken Fransa Parlamentosunda MAK temsilcilerinin kabul edilmesiydi. “Şahsen ben şok olmuştum. Paris’te, tam da Libya’ya ve diğer ülkelere karşı savaş başlatma kararının verildiği yerde kabul edildiler.”

Toplantıya Türkiye'den de BDP milletvekili Ertuğrul Kürkçü katıldı.

Toplantıya Türkiye’den de BDP milletvekili
Ertuğrul Kürkçü katıldı.

Türkiye Parlamentosunda Barış ve Demokrasi Partisi’ni temsil eden Ertuğrul Kürkçü ise konuşmasında “Cezayirliler ABD Deniz Kuvvetlerinin güney İspanya’da konuşlandırılmasından korkmakta haklılar. Cezayir bölgedeki ABD emperyalizminin emrinde olmayan tek ülkedir, bu nedenle de hedefe konulmaktadır” dedi.

Daha sonra partisinin “Türkiye’deki askeri üslerin kapatılması için mücadele ettiğini, çünkü bu üslerin ABD yönetiminin çıkarları doğrultusunda Suriye’ye ve Ortadoğu’daki diğer halklara saldırmak üzere kullanıldığını” söyledi ve şunları ekledi:  “Türk halkı Suriye’deki Türk-Amerikan askeri müdahalesine karşıdır.” Kürkçü’ye göre “demokrasi ve özgürlük dışarıdan ithal edilemeyecek mutlak haklardır”. “Bölgedeki her türlü askeri müdahaleye ve Cezayir’e yönelik herhangi bir saldırıya karşıyız”  diye ekleyen Kürkçü ayrıca şunu da ekledi: “Cezayir halkı herhangi bir müdahaleyi geri püskürtebilecek güce tümüyle sahiptir.”

— Fella Hamici

 

 

Cezayir Press Service

29 Haziran 2013

 

L. Hanoune: “PT aralık ayı sonunda Halkların Hakları için ve Yabancı Müdahaleye Direnmek için İkinci Acil Konferansa ev sahipliği yapacaktır.”

 

CEZAYİR — Cumartesi günü partinin genel sekreteri Louisa Hanoune İşçi Partisi’nin (PT) önümüzdeki Aralık ayında Cezayir İşçileri Genel Sendikası (UGTA) ile eşgüdüm içerisinde Halkların Hakları için ve Yabancı Müdahaleye Direnmek için İkinci Acil Konferansa ev sahipliği yapacağını açıkladı. Basın toplantısında Hanoune “Halkların direniş hakları üzerine ikinci konferansta aralarında sendikacılar, siyasi işçi ve gençlik temsilcileri olan birçok yabancı katılımcı yer alacak; tümü de emperyalizmin ülkelerin ve ulusların içişlerine müdahale çabalarına karşı çıkma mücadelemizde bizlere katılacak.” dedi.

Halkların egemenliğini savunmak üzere Cuma günü [28 Haziran] partisi tarafından UGTA ile koordinasyon içerisinde düzenlenen kitlesel enternasyonal yürüyüşün “büyük bir başarı olduğunu, yürüyüşe Fransa, Mali, İngiltere, Haiti, Pakistan ve Türkiye’den siyasi ve sendika temsilcilerinin katıldığını” belirtti.

Cumartesi günü ulusal basına dağıtılan nihai yürüyüş açıklamasında yürüyüşü organize edenler ve katılanlar Afrika’dan ve dünyanın diğer bölgelerinden yabancı orduların çekilmesi için bir mücadele başlatma çağrısı yaptılar.

Bu belge yine ayrıca katılımcıların “ulusal egemenliği ve barışı savunurken aynı zamanda halkların doğal kaynaklarının dış borç ve borç geri ödemesi aracılığı ile yağmalanmasını da reddettiklerine” ışık tutuyordu.

Katılımcılar “Cezayir halkının tüm bileşenleri ile birlikte Cezayir’in bütünlüğünü, egemenliğini ve Cezayir ulusunun kendi zenginliğinden herhangi bir yabancı gücün tehdidi olmaksızın yararlanma hakkını tereddütsüz bir şekilde savunacaklarını” tekrarladılar.

PT genel sekreteri işsizliği azaltmak için yeni bir ulusal işletmenin kurulması için verilen mücadelede UGTA’nın üstlendiği rolü överken sendika federasyonunun Cezayir işçilerinin yaşam ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi için olan taleplerinin meşruiyetini vurguladı.

 

 

HORIZONS

Quotidien National d’Information

29 Haziran 2013

(Röportaj A.H.)

 

Lucien Gauthier, Bağımsız İşçi Partisi yöneticisi (Fransa)

“Bizler her zaman Cezayir’in yanında olacağız. Cezayir egemenliğine yönelik tehdit altında iken Fransa Bağımsız İşçi Partisi herhangi bir müdahaleyi engellemek için en geniş birliği sağlayarak harekete geçmeye hazırdır. “Bu tehdit gerçektir. Fransa’da ülkenizin imajını lekelemeye dönük manşetler atılmaktadır; insanlar Cezayir’in bir patlama noktasında olduğuna inandırılmak istenmektedir. Bu bir haber değil, uydurulmuş propagandadır. Ve bazen emperyalistler için tek ihtiyaç duyulan herhangi bir yerdeki müdahalelerini meşrulaştıracak küçük bir kıvılcımdır. Ve tüm bu müdahaleler işçilerin ve halkların zararınadır.”

 

“Cezayir’e saldırmak Afrika’ya saldırmaktır”

Abdoulaye Diallo Lelouma, Afrika Sendikaları Birliği/OUSA (Gine)

“Cezayir ile ve Cezayir halkının egemenliği ile tam dayanışmamızı göstermek için burada olmak bizim için bir görevdir. Yüksek sesle ve açıkça söylüyoruz, Cezayir’e saldırmak Afrika’ya saldırmaktır.”

 

“Cezayir’e yönelik tehdit dünya halklarına karşı bir tehdittir”

Colia Lafayette Clark, ABD Cezayir’den Elini Çek Kampanyası temsilcisi (ABD)

“Cezayir tüm devrimci hareketleri desteklemiştir. Cezayir’e yönelik tehdit dünya halklarına karşı bir tehdittir. ABD’nin Afrika’dan ve bulundukları tüm ülkelerden üslerini çekmesi çağrısını yapma vakti gelmiştir.”

Yoruma kapalı