|

Cezayir’den Elinizi Çekin!

Cezayir İşçi Partisi (PT) 1 Mayıs’ta bir basın toplantısı düzenledi. Parti Genel Sekreteri Lousia Hanoune, Cezayir’e yönelik muhtemel dış müdahaleye tepki gösterdi.

 

Cezayir İşçi Partisi (PT) Genel Sekreteri Lousia Hanoune, Cezayir halkını harekete geçmeye çağırdı.

Cezayir İşçi Partisi (PT) Genel Sekreteri Lousia Hanoune, Cezayir halkını harekete geçmeye çağırdı.

 “Bu basın toplantısının amacı ülkenin bugün içinde bulunduğu durumu masaya yatırmak, ülkenin Dünya Ticaret Örgütü’ne katılıp katılmayacağını, Dış Ticaret Bakanı’nın yaptıklarını tartışmak, ya da Devlet Başkanı’nın sağlığı hakkında spekülasyonlar üretmek değildir. Bugünkü toplantının amacı, ABD’nin İspanya’da yeni bir üs kurmasıyla, ülkemiz üzerinde iyice artan dış müdahale tehdidini gündeme taşımaktır.”

Louisa Hanoune basın bildirisini okuduktan sonra şöyle devam etti:

“Ülke genelinde bazı siyasi güçler Devlet Başkanı’nın hastalığını kullanarak, ülkemizin içinde bulunduğu gerçek tehdidi görmezden geliyorlar ve gündemi saptırıyorlar. Bugün dış güçler Cezayir’e müdahale etmek için yeni gerekçeler uydurmakla meşgul. Var olmayan kitle imha silahlarıyla Irak’a müdahalenin zeminini hazırladıklarını unutmayalım. ABD Başkanı’nın eski danışmanlarından Bruce Riedel, 2012 yılında Madrid’de düzenlenen bir basın toplantısında Cezayir halkının bir polis devleti altında ezildiğini, kendisini içe kapattığını ve iktidar yanlılarının reforma yanaşmadığını iddia etti. Riedel, Mısır’ı toplumsal ayaklanmaya götüren koşulların Cezayir’de de var olduğunu ileri sürdü: ülkenin artan ve yoğunlaşan baskı ve siyasi reformlara kapalı bir yönetim tarafından ezildiğini, buna karşılık gençliğin umutsuz ve kafası karışık bir halde olduğunu ileri sürdü. Aynı Riedel, Cezayir hükümetinin harcadığı milyarlarca doların ancak Cezayir halkının kısa süreli sabrını satın almaya yettiğini, ancak bunun yaygın bir toplumsal ayaklanmanın önüne geçemeyeceğini savunuyor. Yani ona göre işçilerin ve işçilerin örgütünün UGTA’nın (Genel Cezayir İşçileri Sendikası) mücadelesi ve gençlerin hakları için savaşması hiçbir anlam ifade etmiyor. Geçtiğimiz dönemde, bu mücadele sayesinde milyarlık yatırımlarla yeni istihdam yaratılmış ve yoksul halkın korunması sağlanmıştır. Ne sürprizdir ki, Cezayir içerisinde de Bay Riedel gibi konuşanlar var.”

Cezayir Gözlem Altında

Louisa Hanoune şu konunun altını çizdi: “Bugün Cezayir hedefte, bugün Cezayir gözlem altında. Bir gazetenin iddia ettiği gibi, dış güçler önümüzdeki dönemde Sahel-Sahra bölgesindeki ülkeleri parçalayarak yeni bir “Sahelistan” yaratma gayretindedir. Fas basınına göre, Amerikan yönetimi Fas’ta yeni bir ABD üssü açmak için girişimlerde bulundu ancak bu isteği geri çevrildi. Uluslararası basına göre Amerikalı danışmanlar Mali’nin kuzeyindeki Tuaregler’i silahlandırdılar ve eğittiler. Daha sonra Tuaregler milislerinin El Kaide ve diğer cihatçı örgütlere katılmasıyla, Cezayir’in de güneyini tehdit eden Mali’ye Fransız müdahalesinin önü açılmış oldu. Amerikalılar aynı politikayı Suriye’deki radikal İslamcılarla da izlediler.

Bugün, ülkemizin istikrarsızlaştırılma tehdidi altında olduğunun altını çizmek gerekiyor. Tüm Cezayir güçlerinin bu tehdide tepki göstermesi gerekiyor. Ancak ne yazık ki, bugünlerde tehlikenin üstünü örtmeye çalışan ve ABD’nin sorumluluğunu göz ardı etmeye meyyal açıklamalar işitiyoruz. Dahası, Cezayir gençliğini temsil ettiğini iddia eden kurumların liderlerinden, gençliğin siyasi taleplerinin artık rejimi devirme hedefine evrileceğini duyuyoruz. Ne tesadüf ama!

Hükümet Gençliğin Taleplerini Karşılamalıdır

Gençliğin ayaklanmasıyla ilgili olarak Louisa Hanoune şöyle devam etti: “Bu kurumlar hangi hakla gençlik adına konuşuyorlar? Gençlerin farklı fikirleri var, kendi hakları için harekete geçiyorlar. Biz İşçi Partisi olarak gençliğin taleplerinin arkasındayız. Genç üyelerimiz de gençliğin eylemlerine katılıyor ve onları destekliyorlar. Genç nüfusa şunu söylüyoruz: taleplerinizden vazgeçmeyin, hak ettiklerinizin gasp edilmesine izin vermeyin. Burada bir kez daha, Cezayir politikası üzerinde yalnız Cezayir halkı söz sahibidir diyoruz. Devrimler dışarıdan tasarlanmaz. Sahte bir devrim hayata geçirilmeye çalışıldığında, biliyoruz ki arkasında CIA vardır ve bu devrimler ulusları yıkıma götürür. Ülkemizin bağımsızlığını kazanmasının ellinci yılında, işçiler, sendikalılar ve UGTA, kadınlar, gençler ve köylüler ulusun savunulması için harekete geçmelidir.”

“Hükümete tüm dış müdahalelere karşı durma çağrısı yapıyoruz. Aynı zamanda hükümeti, işsizlikle ve çalışanlarla ilgili tüm taleplerin ulusal egemenlik çerçevesinde, eldeki kaynaklar ve hazinedeki para kullanılarak karşılamaya çağırıyoruz. Bu oyunda mevzu bahis ülkemizin sahip olduğu zenginliklerdir. Bu zenginliğin yağmalanmasına izin verilmemelidir.

ABD’nin “Büyük Ortadoğu” Planı

Louisa Hanoune sözde Büyük Ortadoğu Planı ve bugün Cezayir ve Sahel bölgesinde olup bitenle ilgili ilişkiyi şöyle açıklıyor: “2003 yılında ABD Başkanı George Bush “Büyük Ortadoğu Planı”nı açıkladı. Daha sonra bu plan 2006 yılında ABD Milli Güvenlik Danışmanı Condoleeza Rice tarafından Ortadoğu’da ulusların etnik, dini ve cemaat çizgilerine göre bölünmesi hedefiyle yürürlüğe sokuldu. Bugün bu plan, başta Cezayir olmak üzere Sahel bölgesine uygulanmaya başlamıştır. Bugün, bu basıncın nedeni Cezayir Devleti’nin Mali’de süren savaşa destek vermeyi reddetmesidir. Bugünkü gerilimin nedeni Cezayir Devleti’ni Sahel bölgesinin Pakistan’ı, Katar’ı, Türkiye’si yapma gayretidir.”

“Tüm dış müdahalelere karşı durmalıyız”

“Bugün dış güçlerin yaptıkları, 51–49 kuralı gibi ülkenin bağımsızlığı için alınmış kararları geri çevirmeye yöneliktir (51–49 kuralı Cezayir’deki tüm yabancı yatırımı kesinlikle %49 düzeyinde kalmasını ve yatırımların %51’inin Cezayirli olmasını öngörür, e.n.). Yapılanlar devletin rüçhan hakkını ortadan kaldırmaya yöneliktir (Cezayir’de devletin diğer özel ve tüzel kurumlar üzerinde satın alma önceliği bulunmaktadır. Bu özelliğiyle Cezayir bugün kullanılan yaygın tabiriyle bir serbest piyasa kapitalizmi olmaktan uzaktır). Cezayirli işçilerin ayaklanması karşısında, ülkeyi yeniden yapılandırma ve ekonomiyi yeniden düzenleme planı hayata sokulmuştur. Bugün Cezayir’in iç politikasına yapılacak tüm müdahaleleri ve Cezayir’in herhangi bir ülkeye müdahalede bulunmasını reddediyoruz. Bugün yönetim krizi bahane edilerek, Cezayir’in Sahel bölgesinde muhtemel bir savaşın içine çekilmeye çalışılıyor.

Cezayir İşçi Partisi Genel Sekreteri konuşmasını bir çağrıyla noktaladı: “Bağımsızlığının ellinci yılında, İşçi Partisi olarak, tüm hükümet kurumlarını, partileri, tüm siyasi kurum ve örgütleri ülkeye yapılacak bir müdahalenin karşısında durmaya çağırıyoruz. Orduyu, elli yıl önce ülkeye bağımsızlığı getiren Ulusal Kurtuluş Ordusu’nun (NLA) yolundan giderek ülkenin bağımsızlığını müdafaa etmeye çağırıyoruz.

“Ülkeyi Harekete Geçmeye Çağırıyoruz”

“Bağımsızlık uğrunda elli yıl önce yarım milyon şehit vermiş Cezayir halkına çağrımız bu müdahale tehdidine karşı harekete geçmeleridir. Önümüzdeki günlerde parti olarak kendi örgütlenmemizi başlatacağız ve uluslararası düzlemde halkların kendi kaderlerini tayin etme hakkına sadık tüm kuruluşlarla birlikte bütün kıtalarda bir kampanya başlatacağız. Bugün söylenmesi gereken tek şey şudur: “Cezayir’den elinizi çekin!”

 

Yoruma kapalı