|

Cumhuriyet Halk Partisi Seçimlerde Ne Yapıyor?

Yıllarca tartışıldı. CHP sol bir parti mi, emekten yana mı, demokrat mı, Alevilerin yeri nedir, Kürtlere nasıl bakar, parti içi demokrasi var mı, kadınlara nasıl bakar? Bir sürü sorunun cevabı artık çok açık. Suriye savaşını kazanamayıp fatura kesilen ve işi bitip ipi çekilen Recep Tayyip giderken onu getiren ve şimdi gönderme kararı veren Amerika ve uygulayıcılarından olan Cemaat ve Gülen efendi ile ilişkilerine ve bu kesimlerin adayları içindeki yerlere ve söylemlerine bakarak değerlendireceğiz. Solculuk: Biz işçi sınıfını esas almayan bir sol olmaz diyoruz ama esas kriterlerden emperyalizm karşıtlığı bu seçimlerde CHP için Amerika’dan icazet ve işbirliği anlamına geliyor. Ankara adayı yılların MHP’lisi. Geçenlerde AKP’li Melih Gökçek’in adamları sağcı seçmen oy vermesin diye Mansur Yavaş’ın resmiyle ‘solun adayı’ pankartları asarken CHP il örgütü yakaladı haberi bile CHP’nin olası bir sol aday çıkartmaktan duyduğu rahatsızlığı görmek için yeterli. Antakya adayı yılların AKP’li belediye başkanı, İstanbul adayı yılların rantçısı. Gülen Cemaatinin yol göstericiliğinde AKP karşısında geniş sağ cephe devrede ve sadece solun çok güçlü olduğu yerellerde parti bölünmesin diye partililerin istediği adaylar gösterilmiş. Cemaat Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa, Antalya illerinde CHP’yi, Manisa, Balıkesir, Erzurum, Adana’da MHP’yi destekleyeceğini açıkladı ve ortak kazanacak adayın desteklenmesine çağrı yaptı. Politikalarının uyuştuğunu ve açık işbirliği yaptıklarını söylemek yanlış bir yorum olmasa gerek. sarıgulİşçi adaylar: Belediye başkan adayları arasında bulunamadı. Sendikalar, meslek odaları, demokratik kitle örgütlerine yalandan da olsa danışan olmadı. Demokrasi: Şaka gibi meclis üyelikleri için bile sınırlı yerde önseçim yapıldı, başkan adayları atama. Alevi örgütlerinin görüşü alınmadı. Kadınlar: CHP listelerinde ise biri büyükşehir toplam sekiz ilin belediye başkanlığına kadın aday gösterdi. Listede ayrıca 22 ilçe, 16 belde belediyesi için kadın adayların ismi görülüyor. Oran yüzde beşin altında. Genel başkanı bir gece yarısı operasyonu ile belirlenen ve bu süreçte bütün belediyelerinde taşeron işçi çalıştıran bu partiden işçi sınıfından yana bir şey beklemek Amerika’dan demokrasi bekleyen halkların başına inen darbenin bir benzerini beklemek demek. İstanbul’un zengin ilçeleri zaten CHP’li belediye başkanları tarafından yönetiliyordu ve hem kentsel dönüşüm yalanlarıyla hem de gökdelenleriyle ve AVM’leriyle inşaat tekellerinin ve rantiyenin hizmetinde kendilerini ispatlamışlardı. Eğer bu zulüm ve yağma düzeni bitsin istiyorsak sermayenin yedek lastiği olan bu partiye oy vermeyeceğiz. Hırsızlar arasında ve işçi düşmanı Amerikan uşakları arasında tercih yapmayacağız.

Yoruma kapalı