|

Hak-İş Sınıf Örgütü mü? Hükümetin Yan Kuruluşu mu? / Engin Bodur

Hak-İş hükümete hizmette sınır tanımıyor. İşçi örgütlerinin bütün bağımsızlıklarını ortadan kaldırarak onları hükümetin eline sunan Hak-İş tabii ki bu hizmetinin karşılığını alıyor. İşçi örgütlerinin, yani esas olarak işçi sendikalarının hükümete bağımlı birer meslek örgütü haline çevrilmesi karşılığında Hak-İş’in üye sayısı sürekli artıyor. Tabii sınıf olduğunun bile bilincinden uzaklaşmış işçiler topluluğu hükümet için bulunmaz bir nimet. Adına korporatizm denen bu durum yeni bir şey değil, daha önce 1920’li yıllarda faşist İtalya’da da gündeme geldi. Şimdi AKP faşist İtalya’ya özeniyor. AKP’nin bu politikasından patronlar hiç rahatsız değiller, çünkü benzer uygulamalar Avrupa’da dahi gündemde. Üstelik Hak-İş’in hükümet yalakalığının -ki aslında patron yalakalığıdır- diğer konfederasyonlarca da benimsenmesini istiyorlar. Laf aramızda Türk-İş yönetimiyle DİSK yönetimleri de bu konularda pek temiz bir sicile sahip değiller. Nitekim İşçi Kardeşliği’nin bilindiği gibi daha başından itibaren Kumlu ekibinin TÜRK-İŞ’in başına geçmesine itirazı olmuş, bu konuda Türk-İş’in bütün sendikaları gazetemiz tarafından ayrı ayrı uyarılmıştı. Uyarılarımızı yaparken Kumlu yönetiminin hükümetle açık işbirliği içinde olacağı ve şu anda kendisiyle birlikte hareket eden sendikaları bile (Tek Gıda-İş, Belediye-İş, Şeker-İş ve Demiryol-İş gibi) harcayacağını söylemiş olmamızdı. Dediklerimizin hepsi bir bir gerçekleşti. DİSK’e gelince, o da, “demokratikleşme”yi TÜSİAD’la işbirliğinde arıyor. İşçi Kardeşliği ya da TBİP bu konuda da DİSK yönetimini uyarmayı görevi bilecektir.

Gene de korporatizm konusunda şu ana kadar en ileri giden konfederasyon HAK-İŞ. Bu konfederasyonun yönetimi tam anlamıyla işçi düşmanı ve desteklediği hükümet aracılığıyla patronlara hizmet etmeyi marifet sayıyor. TBİP başından beri işçi örgütlerinin patronlardan ve onların devletlerinden bağımsız olması gerektiğini ifade ediyor. İşçi sınıfının kazanması, yani üretim araçları üzerindeki özel mülkiyet düzenine son vermesi işçi örgütlerinin bağımsızlıklarını korumalarıyla mümkün olduğundan HAK-İŞ yönetimine karşı mücadele işçi sınıfı açısından tayin edici bir öneme sahiptir.

Yoruma kapalı