|

Filistin’in Başkenti Doğu Kudüs Değil Kudüs’tür!

Trump’ın provokasyonunu protesto eden gösteriler sırasında İsrail askerlerinin gözlerini bağlayarak gözaltına aldığı 14 yaşındaki Fevzi El-Junidi.

Dün İstanbul’da yapılan İslam İşbirliği Teşkilatı Olağanüstü Zirvesi’nde alınan “Filistin’in Başkenti Doğu Kudüs’tür” kararı tam bir aymazlık eseridir. Bu kararı alanlar, böylelikle farkında olmadan İsrail devletine ve onun ideolojisi siyonizme önemli bir hizmet sunmuşlardır. Bu kararı Trump’a karşı “taktik” bir ileri adım olarak görmek tam da emperyalizmin tuzağına balıklama atlamak anlamına geliyor. Dünyanın hiçbir emperyalist odağı aslında Trump’ın provokasyonunu ciddiye almadı. Ama bu provokasyonu ciddiye alan İslam İşbirliği Teşkilatı Zirvesi “İki Devletli Çözüme” tam destek vermiş oldu! Oslo sürecinin (yani sözde iki devletli çözümün) Filistin halkına 1993’ten bu yana neye malolduğu bütün çıplaklığıyla gözler önüne serilmişken “Filistin’in Başkenti Doğu Kudüs’tür!” açıklaması yapmak Filistin’in parçalanmasını kabullenmekten başka nedir ki?

Filistin ulusunun – ki buna Müslümanların yanı sıra Yahudiler, Hıristiyanlar ve dünyevi yaşam tarzını savunanlar da dahildir- başkenti  Kudüs’ün bütünüdür. Yani “Filistin’in Başkenti Doğu Kudüs’tür” demek; bütün Filistinli mültecilerin İsrail tarafından işgal edilen kendi topraklarına geri döndükleri ve diğer dinlerden insanlarla kardeşçe yaşayacakları birleşmiş, bağımsız ve laik Filistin devletinin başkenti Kudüs’ten “Doğu Kudüs” adı konulan bir garabet karşılığı vazgeçmek anlamına gelir.

İslam İşbirliği Teşkilatı Zirvesi’nin bu açıklaması, son 24-25 yıllık gelişmeler Oslo sürecinin – ki bu süreç, tabiatı gereği siyonizmden vazgeçmesi mümkün olmayan- İsrail devletini nasıl kollayıp genişlemeye davet ettiğini dost düşman herkese göstermiş ve “iki devletli” çözümsüzlüğü tarihin çöp sepetine atmışken, onu yeniden diriltmeye çalışmaktır.

Ortada dünyanın en ezilmiş ve yoksul halklarından biri olan Filistin halkının, dünyanın en büyük emperyalist gücü ABD’ye ve onun koçbaşı siyonist İsrail devletine karşı 70 yıldır sürdürdüğü kahramanca mücadele duruyor. Filistin halkının bu inanılmaz mücadelesi, onu bugün ister istemez, geçmişte Vietnam halkını olduğu gibi dünya devrimci sürecinin merkezine yerleştiriyor. Mazlum bir halkın direnişi bütün bir emperyalist sistemi tehdit ediyor. Ve işte tam bu noktada “Doğu Kudüs” teranesi. Yani sözde iki devletli çözüm! Bu sözde çözüm çökmüşken onu yeniden diriltmeye çalışmak.  Nasıl bir gaflet!

Yoruma kapalı