|

Hekimler “torbaya” karşı itiraz eyleminde…

Türk Tabipler Birliği (TTB) 30 Ocak 2007 günü meclis gündemine gelen ve sağlık hizmetlerinde önemli değişikler yapılmasını öngören ve kamuoyunda “Torba Yasa” olarak bilinen kanuna karşı, 27 Ocak’ta bir basın açıklamasıyla “hekimlerin başına torba geçirmeyi” amaçlayan bu tasarıyı yasalaştırmamaları yönünde uyardı ve görüşme günü olan 30 Ocak çarşamba günü saat 12.00’a kadar iş yavaşlatma eylemi yaptı.
TTB, yasa karşı çıkma nedenlerini yedi temel başlık altında topluyor:
1. İthal ve ucuz hekim çalıştırmanın altyapısının hazırlandırılması
2. Tüm hekimlere zorunlu mali sorumluluk sigortası
3. Eğitim hastanelerindeki şef ve şef yardımcısı kadrolarına sınavsız olarak Sağlık Bakanlığı tarafından atama yapılabilmesi
4. Eğitici kadrolar beş yılda bir sil baştan
5. Radyoloji çalışanlarının çalışma sürelerinin uzatılması
6. Anestezi teknisyenlerine hasta uyutma yetkisi
7. Tıpta Uzmanlık Tüzüğü
Avrupa çapında başlatılan ve İşçi Kardeşliği Partisi’nin de desteklediği “Kamusal Sağlık Hizmetlerinin Savunulması Kampanyası” ile aynı dönemde gündeme gelen bu kanun, tam da kampanyanın dikkat çektiği sağlıkta özelleştirme ve yıkım politikalarını destekliyor.
Hükümet yetkilileri ve Meclis sağlık komisyonu üyeleri ithal hekim çalıştırılmasına kamuda değil, yalnızca özel sektörde izin verileceğini belirterek, sağlık sektöründe “özel sektörün elini kuvvetlendirmek” amacıyla bu maddenin tasarıya dâhil edildiğine dikkat çekiyorlar. Yani sağlığın özelleştirilmesinde önemli bir adım attıklarını hiç sıkılmadan açıklayabiliyorlar.
Eğitim hastanelerindeki şef ve şef yardımcılıklarına Sağlık Bakanlığı tarafından atama yapılması ise, AKP’nin her alanda yürüttüğü kadrolaşma çalışmasının bir parçası olarak anlaşılmalı. Seçimler yaklaşırken hükümet uzun süredir gözüne kestirdiği eğitim hastanelerinde kendine sadık bir kadro yaratma niyetinde. Zorunlu mali sorumluluk sigortası ise, hükümet tarafından “doktorların özgüvenlerini arttıracak” bir uygulama olarak gösteriliyor. Halbuki hükümet bu zorunlu sigortayla dev sigorta şirketlerinin ceplerine para akıtmaktan başka hiçbir şey amaçlamıyor. Bunun yerine çalışma koşullarının elverişsizliğini gidermek için kaynak ayırmaksa, özelleştirmeci ve tasfiyeci hükümetin ajandasında yer almıyor. Tıpta Uzmanlık konusuysa yine Sağlık Bakanlığı’nı tıpta uzmanlık eğitiminde tek yetkili konuma getirmesi ve Danıştay’ı süreç dışında bırakması açısından ciddi sakıncalar arz etmektedir.
Hükümet sağlıktaki yıkıcı ve tasfiyeci “reformlarına” devam ediyor. Kanunla ilgili TTB’nin almış olduğu tavır son derece olumlu ve İKP’nin destek verdiği Kamusal Sağlık Hizmetlerinin Savunulması kampanyası büyük önerm taşıyor. Bu vesileyle, İKP olarak bütün sağlık emekçilerimizi “Kamusal Sağlık Hizmetlerinin Savunulması Kampanyası”na katılmaya ve sağlık sektörünün talan edilmesine karşı müşterek çalışmaya çağırıyo

Yoruma kapalı