|

Hey Tekstil’de Mücadele Sürüyor

Ücretlerini alamadıkları için 9 Şubat’tan beri direnişte olan Hey Tekstil işçileri de Şişecam Topkapı’yla dayanışmaya gelmişti. Aralarından Vural Küçükoğlu ile konuştuk.

Şişecam ziyaretimiz sırasında, dayanışmaya gelen Hey Tekstil işçileri ile İşçi Kardeşliği Partisi'nin (İKP) Genel Başkanı Şadi Ozansü (sol). Hey Tekstil'den Vural Küçükoğlu (ortada) ile konuştuk.

Şişecam ziyaretimiz sırasında, dayanışmaya gelen Hey Tekstil işçileri ile İşçi Kardeşliği Partisi’nin (İKP) Genel Başkanı Şadi Ozansü (sol). Hey Tekstil’den Vural Küçükoğlu (ortada) ile konuştuk.

Küçükoğlu; Hey Tekstil patronları Aynur Bektaş ve Süreyya Bektaş’ın İstanbul başta olmak üzere Çankırı, Kastamonu, Hacıbektaş, Batman, Kırıkkale ve engellilerin çalıştığı İzmit Bizimköy’de toplam 3 bin 600 işçiyi mağdur ettiği bilgisini verdi. Hey Tekstil’in hükümet teşviklerinden yararlanarak bu fabrikaları açtığını, 2008’de yüzde 70 kadın çalıştırdığı için TBMM’den ödül aldığını aktaran Küçükoğlu, patronlar Aynur Bektaş ve Süreyya Bektaş’ın CHP başta olmak üzere sol siyasetlerle bağlantılı olduklarını, Aynur Bektaş’ın seçimlerde CHP’ye oy verme karşılığında yüzde 40 zam vaat ettiğini aktardı ve CHP’nin İstanbul 3. bölgesinin finansmanında Bektaş’ın katkısı olduğunu belirtti. Üretimin şu anda hileli olarak Ebru Sezer’in işverenliğinde yürütüldüğünü aktaran Küçükoğlu, Aynur Bektaş’ın fabrikasını tekrar çalıştırmak istediğini ancak çadırın buna engel olduğunu söylediğini; buna karşılık hakları ödenirse çadırın kalkacağını belirtti.

Küçükoğlu direnişin uzamasında Emek Partisi’nin yaptığı yanlış müdahalelerin etkili olduğunu savundu. İlk olarak direniş sırasında  avukatların işçileri fabrikaya dokunmamaları, dışarı çıkartılan makine ve kumaşlara engel olmamaları yönünde bilgilendirdiğini aktaran Küçükoğlu, gerçekte böyle bir yasal hakları olduğunu ancak sonradan öğrendiklerini söyledi. Küçükoğlu, sadece hukuki mücadelenin önemsenmesinin doğru yaklaşım olmadığını belirtti ve 400 arkadaşlarının davaları kazanmalarına rağmen haklarını alamadığı bilgisini vererek mücadelenin asıl sokakta kazanılabileceğini vurguladı.

Direnişleri sürecinde Şişecam Topkapı ile dayanıştıklarını belirten Küçükoğlu, Kristal-İş’in şapkalarını diktirdiğini, Genel-İş’in önlüklerini diktirip verdiğini, Hava-İş’in ise her gün öğlen kumanyalarını sağladığını, İş Kuleleri’ndeki protestoda Kristal-İş’le beraber olduklarını söyledi. Tekstil işkolundaki sendikalardan herhangi bir destek veya beraber mücadele önerisi gelmediğini aktaran Küçükoğlu, medyanın sindirilmiş olduğu ortamda işçilerin dayanışmasının daha da gerekli olduğunu vurguladı.

Yanlış yönlendirmeler sonucunda 700 işçinin hiç dava açmadığını, açanların ise gereğinden fazla dosya masrafı verdiklerini ve farklı farklı avukatlar arasında bölünmüş olduğunu aktaran Küçükoğlu, bunun ortak mücadeleye engel olduğunu ve bugün direnişin 330. gününde 35 işçi olarak mücadelelerini yürüttüklerini belirtti. Uluslararası düzeyde Temiz Giysi Kampanyası’nı yürütenlerin kendilerine destek verdiğini; Hey Tekstil üretiminin yüzde 70’ini oluşturan Esprit mağazaları önünde dünya çapında eylem yapıldığını, gelecek eylemlere üç arkadaşlarını temsilci olarak göndereceklerini aktardı. Son olarak hafta içi her gün saat 12:30-14:00 arası Kanyon AVM’nin önünde, cumartesi günleri ise saat 18:00’de Taksim – Galatasaray Lisesi önünde direnen diğer işçilerle beraber eylem yaptıkları bilgisini verdi ve dayanışmaya davet etti.

Yoruma kapalı