|

İşçiler ve İşçi Örgütleri / Engin Bodur

Son zamanlarda gündemde gerçek sorunlar vardı. İşsizlik, zamlar, sömürü düzeninin önlenemeyen krizi, yağma ve yolsuzluklar. Partimizin uzun mücadelesiyle kot taşlama işçilerinin nasıl ölüm koşullarında çalıştırıldığını ve mücedelelerini anlatabildik. Yolsuzluk tartışmalarını örtmek isteyen Başbakan Recep efendi, “Şeker bayramı diyorlar buna izin vermeyiz, bu bayram ramazan bayramıdır.” buyurdu. Daha önce her sıkıştığında bir türban tartışması açar, hem gündemi değiştirir hem de yoksul inananları kandırırdı. Bu kez tutmadı öbür senaryoya geçildi. Altınoluk’ta Türk Kürt kavgası gündem oldu. Daha önce Kürt fındık işçilerine sanki başka ülkeden gelmiş gibi çalışma karnesi soran Ordu valisi haber olmadı ama bu kavga hemen örttü gerçekleri. Bu arada Erdoğan-Doğan sessizce anlaştılar. Ardından kanlı karakol baskını geldi. Gencecik çocuklarımız öldüler. Vatan, millet edebiyatı sardı ortalığı. Yıllarca vatan millet diyerek zulüm ve katliamlar yapanlar jitemciler, kontralar, ergenekoncular daha yargılanmadan yenileri sahneye oturdu. Ezdik, yok ettik, bitti, bitiyorlar, son çırpınışları lafları artık kimseyi kandırmıyor.
Şehit ailelerine iyi bakın, hepsi bu ülkenin yoksulları. Yönetenlerin, zenginlerin çocukları yok aralarında. Onlar ganimet peşinde, yağma, vurgun peşinde zenginliklerini büyütmekle uğraşıyorlar. Adana’da kapkaççı tarafından öldürülen bir Arap bahane edilip Arap-Kürt kavgası çıkarılıyor.
Bu oyuna izin vermeyelim. Türk, Kürt, Arap, Çerkez, Laz, kökenimiz ne olursa olsun işçi-yoksul köylüler bu çürümüş, kanlı, Amerikan uşağı-Avrupa köpeği hırsız, yağmacıların oyununa gelmeyelim. Bir kurucu meslis kampanyasında birleşerek herkesin eşit, özgür ve insanca yaşadığı bir ülkeyi yeniden inşa edelim. Bu uşaklarla, hırsızlarla değil gerçek kardeşlerimizle işçi sınıfının bayrağı altında birleşelim.
Sömürü düzeninin pay savaşı olan krizin faturasını ödemek istemiyorsak sömürenlere ve uşaklarına karşı hep birlikte mücade etmeliyiz. Ekmeğe, suya, elektriğe, doğalgaza zam bizim için ölüm demektir. Biliyoruz ki krizi bahane edip işten atacaklar ve daha da ucuza işçi çalıştıracaklar. Dinimize, mezhebimize, kökümüze bakmadan en ucuza, daha da ucuza çalıştıracaklar. Sendikalarımızı yok edip sigortasız çalıştıracaklar. Böylesi bir zamanda ESK (Ekonomik Sosyal Konsey) içinde patronlarla birlikte açıklama yapan sendikacıları kınıyoruz. Bizim işçi düşmanlarıyla ortak sözümüz olamaz. Gün işçilerin patronlara karşı birlik ve mücadele günüdür.

Yoruma kapalı