|

Deprem Günlerinde Seçime Girmek / Engin Bodur

Artık biz işçilerin yarısı işsiz ve öbür yarısının da ekmeği her geçen gün küçülüyor. Bizler can derdindeyiz. Depremde yıkılan binaların altındaki canlarımızı kurtarıp yaşamaya çalışıyoruz. Patronlar ve onların uşakları ise mal derdinde. Kasalarındaki paraları kurtarmak ve yağma derdindeler. Böylesi bir ortamda, seçimlerde işçilerin kendilerinden başka dostları yok. Bizim gerçeğimizle onlarınki aynı değil. Bizler Gazzeliler gibi yaşam savaşı veriyoruz, onlar barıştan, ateşkesten bahsediyorlar. Katillerimizi sevmek değil onlardan acil olarak kurtulmak zamanı.

Haramilerin saltanatını yıkıp işçi yoksul köylü cephesi kurma zamanı. Bu cepheyi bir hükümetle sonuçlandırmak için parti örgütlerimizi gerçek birer işçi evine dönüştürmek zorundayız. Gelin seçimlerde işçi sınıfı dayanışmasının ve mücadelesinin ne olduğunu dosta düşmana gösterelim. Bir yandan yeni yaşamı kurarken bir yandan da sendikalarımızı asalak sendika patronlarından temizleyip gerçek bir işçi örgütü haline getirelim. Bunun için yeterince çoğuz ama asalaklar kadar örgütlü değiliz. Her alanda mücadeleci, onurlu ve bilinçli işçilerin birleşik mücadelesini örgütlemek ve iktidara taşımak için zaman geldi ve geçiyor. Geç kalmak ihanete eşit çünkü işçi sınıfı işsiz, yardıma muhtaç ve tamamen örgütsüz kaldığında sınıf olmaktan çıkar. Kendi adayımızla, işçi talepleriyle zor ama umutlu bir yolun içindeyiz. Başarı da yenilgi de bize bağlı. Gelin canlar bir olalım bu gidişi durduralım.

Yoruma kapalı