|

İKP’nin Tarihi Sorumluluğu

İşçi Kardeşliği Partisi (İKP) kurulalı henüz sadece dokuz ay oldu. Bu dokuz ay zarfında başlangıçta tahmin ettiğimizden çok daha fazla işçi kardeşimiz partilerinin saflarına katıldılar. Üstelik bunlar Türkiye’deki çarpık siyasi yelpazenin bir kefesinden gelen arkadaşlarımız değildi. Geçmişte “sol” olarak adlandırılan partilere eğilim duymuş arkadaşlar kadar sağcı olarak nitelenen partilere meyletmiş bulunan arkadaşlarımız da partimize katıldılar. Zaten İKP Türkiye’deki sağ-sol ayrışmasını büyük patronlar sınıfının çıkarlarına hizmet eden suni bir ayrışma olarak görüyor ve bunu parçalamayı hedefliyor. Hedefliyor çünkü Türkiye’de patron ya da patrondan yana “solcular” olduğu gibi, işçi ve işçiden yana “sağcılar” da bulunuyor, ya da kendini öyle sananlar. İşte bu yüzden de İKP, memleketimizde bir sahte sağ-sol bölünmesini değil, sahici bir işçi-patron bölünmesini öne çıkartma niyetinde. Partimizin mevcut bileşimine baktığımızda şimdilik bunun başarıldığı kanısındayız, umarız böyle devam eder.
Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde Avrupa Birliği müessesesiyle bağlantılı bir Avrupa Sol Partisi kuruldu. Türkiye’deki kimi sol partiler de bu partinin üyesi olduklarını ilan ediyorlar. Ancak herkesin bilmesi gerekir ki, bu sol parti, Avrupa Birliği’nin Avrupa işçi sınıfına karşı yürüttüğü saldırıların başını çekiyor. Avrupa’da sağlık ve eğitim sistemini paralı hale getirmeye çalışan bu parti, köklü sosyal güvenlik sistemini yok etmek isteyen bu parti, kamu hizmetlerini özelleştiren bu parti, Yugoslavya’nın paramparça edilmesine yol veren bu parti, Afganistan’ın işgaline destek veren bu parti, Irak’ın işgaline ses edemeyen bu parti. Daha ne olsun? Bundan daha iyi bir büyük patron partisini nerede bulabilirsiniz ki? Ya da bu partinin Avrupa’nın diğer sağ partilerinin politikalarından farkı nerede? Buradan çıkartılması gereken sonuç, “sol” hatta “aşırı sol” sıfatlarının hiçbir şekilde işçi sınıfı partisi olmaya yetmediği.
Türkiye’de kendilerini “sol” olarak niteleyen kimi çevreler (üstelik aralarında kimi sol sendikacılar da var) önümüzdeki seçimlere bir sol seçenek oluşturmak için giriyorlar. Türkiye’de büyük üretim araçları üzerindeki özel mülkiyet rejimine karşı olmayan bu çevrelerin girişimleri emin olabilirsiniz büyük patronların medyası tarafından fazlasıyla desteklenecektir. Daha şimdiden görülüyor ki, büyük patronlar seçimlerde hem sağ partileri hem bu türden partileri destekleyeceklerdir.
İşte bu durum karşısında partimiz çok büyük bir tarihi sorumlulukla karşı karşıyadır. İşçi Kardeşliği Partisi (İKP) seçimlere katılma hakkını elde edip meydanı patronların sağ ve sol partilerine bırakmamak zorundadır. Hepimize kolay gelsin. Görev başına!

Yoruma kapalı