|

İşgallere ve Ülkelerin İçişlerine Karışılmasına Karşı, Milletlerin Birliğini ve Egemenliğini Savunmak İçin ACİL ULUSLARARASI KONFERANSA ÇAĞRIYORUZ

 

Cezayir, 10-11-12 Aralık 2011

 Afganistan’ın “teröre karşı savaş” bahanesiyle NATO birlikleri tarafından 2001’de ve Irak’ın güya “demokrasi için mücadele” adına 2003’te işgal edilmesinden beri, ABD hükümetinin öncülüğündeki emperyalist hükümetler, uluslararası işgal ve yağma savaşlarına dayanan bir stratejiyi uygulamaya koydular. Bu strateji; yaygın bir şekilde milletlerin iç işlerine karışılmasını, savaş bütçelerinde astronomik büyümeleri, demokratik haklara saldırıları ve sosyal harcamalarda kesintileri beraberinde getirdi. Özellikle de Avrupa’da ve ABD’de.

Bugün, başta ABD, Fransız, İngiliz ve İtalyan hükümetleri olmak üzere emperyalist güçlerin hükümetleri, bu defa Kuzey Afrika’nın Mağrip bölgesinde (Libya, Cezayir, Tunus, Fas ve Moritanya) yeni bir cephe açtılar.

Bombardımanın ardından Sirte sokakları

Böylece ABD hükümetinin Genişletilmiş Ortadoğu Projesi’nde (GOP) yeni bir adım atılmış oldu. GOP’u ilk defa George W.Bush 2003’te Irak’ı işgal ve yağma savaşını başlatırken duyurmuştu. Bu proje, Pakistan’dan Moritanya’ya kadar olan bölgedeki milletleri etnik, dini topluluklara ve cemaatlere bölmeyi amaçlıyor.

 Tam da Tunus ve Mısır işçileri ve halklarının demokrasi yoluyla tam egemenliklerini kullanmak için mücadele ettikleri bir anda Libya, NATO şemsiyesi altındaki yabancı askeri müdahalenin ardından kaosa gömülüyor. Bu müdahale Libya’nın toprak bütünlüğünü de tehdit ediyor.
 
Bu vesileyle tüm Mağrip ülkeleri toprak bütünlüklerine karşı tehditle yüz yüze. Ama hepsi bu da değil; durumun SAHEL ülkeleri (Senegal, Moritanya, Mali, Burkina Faso, Cezayir, Nijer, Nijerya, Çad, Sudan, Etiyopya ve Eritre’nin bir bölümü) ve genel olarak Sahra-altı Afrikası ülkeleri için sonuçları hesaplanamaz boyutta. Zira el değiştiren silahlar düşünüldüğünde çatışma Libya sınırlarının çok ötesine geçmiş durumda ki bu silahlar arasında yabancı askeri müdahalenin ardından açıkça sergilenen, Libyalı sivillere ve silahlı terörist gruplara dağıtılmış ağır silahlar da var.

Durumun bu ülkelerin ekonomisine verdiği zarardan; bilhassa Libya’da çalışmakta olan yüz binlerce göçmenin geri dönmesinin ve çoğu Tunus’a kaçmış bir milyondan fazla Libyalı mültecinin etkisinden bahsetmiyoruz bile.

Libya’daki yabancı askeri müdahalede Amerikan, Fransız, İngiliz ve İtalyan emperyalistlerinin gerçekteki amacı bölgedeki ve tüm dünyadaki halkları terörize etmek.

Milli egemenliği ve demokrasiyi samimi olarak savunan hiçbir siyasi parti, hiçbir bahaneyle Libya’daki emperyalist işgal ve yağma savaşına göz yumamaz. Uluslararası işçi hareketinin geleneklerine bağlı hiçbir işçi örgütü böyle bir savaşa göz yumamaz. Bu nedenle, biz bu metnin imzacıları olarak, gerçekte kıtanın doğal kaynaklarının yabancılarca yağmalanmasının, dış borcun ödenmesinin ve bunlardan doğan çeşitli manipülasyonların sonucu olan sözde etnik çatışmalarla kana bulanmış ve parçalanmış Afrika kıtamızda yeni bir savaşı reddediyoruz.
 
Mağrip bölgemizde, Kuzey Afrika’daki diğer herhangi bir yerde ve genel olarak Afrika kıtamızda ne biçimde olursa olsun her tür yabancı askeri varlığı reddediyoruz.
 
Egemen milletlere karşı her tür saldırıyı reddediyoruz. 
 
Mağrip ve tüm Afrika halklarının zenginliklerinin ve kaynaklarının yabancılarca yağmasını reddediyoruz. 
 
Libya’da, NATO’nun himayesinde gerçekleşen işgal savaşının gerçek hedefi –AFRICOM’la (ABD Afrika Komutanlığı) başlayarak  yabancı askeri üslerin kurulması vasıtasıyla da– bu kaynakların kontrolünü ele geçirmektir. Asıl mesele budur.
 
Libya’da NATO hava saldırılarıyla yok edilmiş altyapıyı yeniden inşa ihalelerinin peşinde koşan hükümetlerin emperyalist projelerini reddediyoruz. 
 
Emperyalist hükümetlerin, NATO’nun, savaş ve kaos çığırtkanlarının; Mağrip, Sahra- altı Afrikası ve tüm dünya halklarının kaderine karar vermesini reddediyoruz.
 
 Milli egemenlik olmadan halk egemenliği olamayacağından, demokrasi noktasından hareketle, dış etkiler ve yabancı askeri müdahaleler olmaksızın bugünlerini ve geleceklerini belirlemek –yalnız ve yalnız– egemen halkların elindedir.
 

  A. Sidi Said, Cezayir İşçileri Genel Sendikası (UGTA) Genel Sekreteri

Louisa Hanoune,  Cezayir İşçi Partisi (PT) Genel Sekreteri

 

 
Konferans hakkında daha fazla bilgi edinmek ve nasıl katılabileceğinizi öğrenmek için bizimle irtibata geçin: iletisim@ikp.org.tr veya iletisim@iscikardesligi.org Ayrıca, İşçilerin ve Halkların Uluslararası Bağlantı Komitesi’nin (ILC) eit.ilc@fr.oleane.com veya ilcinfo@earthlink.net adreslerini de kullanabilirsiniz.

 

Yoruma kapalı