|

Nemtrans İşçileri Direniş Çadırındaydık

İş Bankası’nın sermayedarı olduğu lojistik şirketi Nemtrans A.Ş. işçileri 27 Aralık tarihinde DİSK’e bağlı Nakliyat-İş’e üye oldukları için işten atıldırlar. Bunun üzerine 27 Aralık tarihinde Gemlik’te başlattıkları direnişi, 14 Ocak’tan itibaren İş Bankası’nın Levent’teki Genel Müdürlük binasının önünde kurdukları çadırda devam ettiriyorlar. Direnen işçiler ve Nakliyat-İş Gebze Şubesi Başkanı Erdal Kopal ile direniş öncesi yaşananları ve devam eden direniş sürecini konuştuk.

Direnişe başlamanıza sebep olan işveren uy­gulamalarını anlatır mısınız?

Erdoğan Bayrak (Operatör): Ben Nemtrans’ta, li­manda çekici operatörüydüm. Krizde 36 arkadaşımız kriz bahane edilerek işten atıldı ve fazla mesai ücreti verilmeden günde 12 saat çalışmak zorunda bırakıldık. İzin günlerimizde bile telefon edip işe çağırdılar bizi. Birçok kez sıkıntılarımızı anlattığımız toplantılar yaptık işverenle, ama “bütçe uygun değil” diyerek taleplerimizi geri çevirdiler, yalanlarla oyaladılar bizi.

Cemalettin Güzel ve Tuncay Alkan (Ağır Vası­ta Şoförü): Biz şoförlere 7 yıl boyunca doğru düzgün zam yapmadılar. Şirkette “yemek yemeyin, yol harcı­rahlarınıza yansıtalım yemek parasını” dediler, kabul ettik. 2009’un başında Şişecam’dan gelen Cem Akgül Genel Müdür oldu. Harcırahlarımızı düşürdü, şirket­te yemek yememizi yasakladı, yemek yedik diye zabıt tutturdu. Erzak yardımı, doğum ve evlenme yardımı, kandillerde dağıtılan kandil simidi, çikolata gibi yan haklarımızın tamamını kaldırdı. Bu sırada işler sürekli arttı, yeni müdür “kârı yüz­de 30 arttırdık” diye övünüyor. Sabah 5’te başlıyor me­saimiz, gece 11-12’ye kadar çalıştığımız oluyor. Aylık hareket sayısı 350’den 1.350’ye çıktı. Bizim istediğimiz haklarımızı geri almaktı, ama yeni müdür “şartları kabul etmeyen çeksin gitsin” diyerek bizi tehdit etti, işittiğimiz azarlar ve küfürler de cabası. Çalışırken 12 kişi işvereni mesai ücretlerimizi ödemediği için mah­kemeye verdik ve sendikaya üye olduk. Dört sene bo­yunca Gemport’ta örgütlü Türk-İş’e bağlı Liman-İş’e üye olmak istedik, izin vermediler. Şimdi Nakliyat-İş’e üye olduktan sonra “gelin Liman-İş’e üye olun” demeye başladılar. Şu ana kadar verdikleri sözleri tutmadılar, samimiyetlerine inanmıyoruz.

Ahmet Akbulut (İşçi): Güvenlikçilik, çaycılık, bahçıvanlık, şoförlük, servis şoförlüğü dahil birçok işte çalıştırdılar beni. Hatta raporluyken bile çalıştırıl­dım. Biz işçiler 680 TL maaş alıyorduk, yeni müdüre dertlerimizi anlatmaya gittiğimizde “Ben de 2.500 TL ev kirası veriyorum, zor geçiniyorum” diyordu bizimle dalga geçer gibi. Kısacası direniş tırcıların harcırahla­rına 5 TL zam, operatörlerin 3 vardiya istemeleriyle başladı.

14 Ocak tarihinden beri İstanbul’un finans merkezinin göbeğinde, Levent’te dev banka ku­lelerinin arasında çadırınızı kurarak hakkınızı almak için mücadele ediyorsunuz. Bu noktaya nasıl geldiniz, direniş sürecini anlatır mısınız?

Erdal Kopal (DİSK Nakliyat-İş Gebze Şube Baş­kanı): Arkadaşların da detaylarını anlattığı kölece ça­lışma düzeni gerekçesiyle 12 Nemtrans işçisi örgütlü mücadeleyi başlatabilmek için yaklaşık iki ay önce biz­le temas kurdular. Kısa süre içerisinde toplam 46 üye­ye ulaştık ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na çoğunluk tespiti için başvurduk. İşveren işçileri önce mücadeleden vazgeçmeleri için tehdit etti, ardından ilk olarak 12 işçiyi işten attı. Diğer işçilerle görüşmelerin­de işçiler geri adım atmayınca toplam 46 Nakliyat-İş üyesi Nemtrans işçisi arkadaşımız işten atıldı. İşveren ekonomik gerekçeler gösteriyor ancak aslında işten çı­karmaların altında yatan temel sebep bu işçilerin ör­gütlenmesinden korkmalarıdır. Kalan işçileri de ana şirket olan Gemport’a Liman-İş üyesi olarak geçmeye ikna etmek için uğraşıyorlar.

27 Aralıkta 14 işçinin, 29 Aralık tarihinde de geri kalan tüm işçilerin iş akitleri feshedildi. Bunun üze­rine 27 Aralık tarihinde Gemlik Limanı’nda direnişi­mize başladık. Gemlik Meydanı’nda yaptığımız basın açıklamasında muhatabımızın Gemport Şirketi’nin ve onun taşeronu olan Nemtrans Şirketi’nin sahibi olan, ülkenin en büyük finans kapitalisti ve para babası olan İş Bankası’nın muhatabımız olduğunu, mücadelemizi de İş Bankası’nın merkezinde sürdürüp büyüteceğimi­zi duyurduk. 31 Aralık günü ilk eylemimizi İş Bankası genel müdürlük binası önünde gerçekleştirdik ve yeni yıla burada girdik. 12 Ocak’ta Gemlik’ten yola koyul­duk ve yürüyerek 2 gün sonra İstanbul’a ulaştık.

Bu yürüyüşünüz sırasında diğer işçilerden ve örgütlerden destek gördünüz mü?

Kopal: Biz en çok Petrol-İş, Genel-İş, Birleşik Metal-İş üyeleri destek oldular. Ayrıca Azot işçileri, Gemport işçileri, Gemlik halkı, Yalova halkı ve Orhan­gazi halkı da ciddi destek oldular basın açıklamaları­mız ve yürüyüşümüz sırasında.

İstanbul’daki bir haftalık direniş sürecini an­latabilir misiniz?

Kopal: 14 Ocak günü İstanbul’da gösterilerimi­ze başladık. Öncelikle Aksaray’da Nakliyat-İş Genel Merkezi’nden Taksim’e kadar yürüdük ve Taksim’de demokratik kitle örgütleri ve DİSK yöneticilerinin de katıldığı bir basın açıklaması yaptıktan sonra yine yü­rüyerek Levent’e geldik. Burada da basın açıklamamı­zı yapıp direniş çadırımızı kurduk. Burada 50’ye yakın işçi arkadaşla birlikte tüm gün çadırımızdayız ve sendika yöneticileri ve avukatlar işverenle görüşmeleri sürdürürken biz, buraya gelen emek dostlarına ve gazetecilere tüm süreci anlatıyoruz. Akşam mesai çıkışlarında İş Banka­sı kulesinin önünde toplanıyoruz ve banka çalışanlarına el ilanları dağı­tıyoruz, sloganlar atıyoruz, onların da bilgilenmelerini sağlamaya çalı­şıyoruz.

Temel talepleriniz neler?

Kopal: Öncelikle işten atılan tüm arkadaşlarımızın işe geri alınmaları. Ama anayasal demokratik bir hak olarak istedikleri sendikaya üye olarak işe alınmaları. Gerekirse bir ek protokolle bu arkadaşların Nakliyat-İş üyeliklerinin devam etmesi ve toplu iş sözleşmesinden yararlanabilmeleri.

Şu anda görüşmeler sürüyor. İş Bankası bu di­renişimizden çok rahatsız oldu. Mücadelemizin bir kazanımı olarak şu anda işveren atılan tüm işçileri Liman-İş üyesi olmaları koşuluyla kadroya almayı ka­bul etti. Ancak işçi arkadaşlarımız bu dayatmaya karşı çıkıyorlar. Şunu belirtmek isterim; buradaki arkadaş­ların çoğu daha önce sendikal mücadele tecrübesi olmayan arkadaşlar. Çadırımızda birlik ve beraberlik içinde direnişimizi sürdürüyoruz ve tüm taleplerimiz karşılanana kadar meşru direnişimize devam edeceğiz, buradan ayrılmayacağız.

Genel Başkanı’nın parti kongresinde taşeron çalış­ma sistemini kaldırma sözü verdiği CHP’nin sermaye­dar olduğu İş Bankası’nın, kendisine bağlı şirket çalı­şanlarını taşeron şirkette kölelik şartlarında çalıştırıyor olması ve anayasal haklarını hiçe sayması tüm gerçek­leri apaçık ortaya koyuyor. Nemtrans işçileri, aslında sermayenin çıkarlarının bir olduğunu, “sağcı” ve “solcu” tüm patron partilerinin temelde patronların çıkarlarına hizmet ettiğini bizlere bir kez daha göstermiş oldu.

NOT: 11 Şubat 2011 tarihinde Nakliyat-İş Sen­dikası tarafından yapılan duyuruda işverenin işçile­rin tüm taleplerini kabul ettiği açıklandı. Böylece 27 Aralık 2010’da başlayan Nemtrans işçileri direnişi, işçilerin ve sendikanın kararlı duruşları ve net talep­leri sayesinde zaferle sonuçlandı. Sendikaya üye oldukları işten atılan tüm işçiler sendika üyelik­leri de kabul edilerek işe geri alındı. İKP olarak Nemtrans işçilerini ve Nakliyat-İş Sendikası’nı, kararlı sınıf mücadelesinin er ya da geç zafere ulaşacağını bir kez daha ispatladıkları için kut­luyoruz.

Yoruma kapalı