|

İyi ve Kötü / Recai Karakaş

Gelecek Korkusu

Siz her akşam işsiz kalma korkusu ile başınızı yastığa koydunuz mu? Hergün ölmek korkusu ile yaşadınız mı? Tabi ki hayır… Siz o korkuları bizlere yaşatan projenin Türkiye temsilcilerisiniz. Siz hiç bu korku ile çocuğunuzun servis ücretini, evininizin kirasını, kredi kartı borcunuzu nasıl ödeyeceğim diye düşündünüz mü? Bu korku bile (işsiz kalma) adama cehennem hayatı yaşatmaya yeter. Düşünün bir fabrikada çalışıyorsunuz, özelleştirme (kapatılma) söylentileri başladı. Yaklaşık 10–15 yıl fısıltılar devam etti. 15 yıl gelecek korkusu ile yaşamak, gerçekleştirmek istediğiniz hayallerinizi, çocuklarınız hakkındaki projelerinizi ertelemek demektir. Çünkü işsiz kalma korkusu hayatı, yaşamı ertelemektir.
Sizler bizlerin ensesinde boza pişirirken çıkardığınız kanunlarla, kapatılma kapsamında bulunan kuruluşların baş sorumlularını milletvekili, müsteşar ya da bakan (Kemal UNAKITAN) yaparak ödüllendirirken bu işte hiçbir suçu olmayan emekçileri süründürmektesiniz. Emeği ile geçinenlere hiçbir yaşam hakkı bırakmayarak, ailesine bakamayan, çocuklarına istediği geleceği sağlayamayan, zavallılar haline getirmektesiniz. Ezik ve biçare babaların çocuklarından, ezik ve biçare nesiller yetiştirerek, ezik ve biçare Türkiye yaratmaktasınız. Yazıklar olsun bize bunları layık görenlere, yazıklar olsun bu olup bitenlere kör kuyular gibi duyarsız kalanlara.
Gecelerinde aç yatılmayan, gündüzlerinde sömürülmeyen aydınlık yarınlar için; tatil köylerinde yüzüğü nikâh masasına helikopterle getiren, onlarca aileye bir yıl rahatlıkla bakabilecek pırlantaları parmaklarına geçirip caka satanlar, gömlek değiştirir gibi araba değiştirip insanlara dünyayı ben yarattım edasıyla bakanlar, sizin anlayacağınız “hem malına hem mıhına vuran.” sistemin babalarından kurtulmak için din, dil, ırk ayrımı yapmadan gelin bu hoyratça gidişe dur diyelim. Eğer inançlarınızda samimi iseniz, “komşun açken sen tok yatma. ” sözünü şiar edinmiş dinin mensubu olarak beş vakit namazımı kılar işime bakarım; “Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın.” felsefesini bırakın. Bir gün size sıra geldiğinde sesinizi duyacak kimse kalmayacak. Sağlıcakla kalın.

Yoruma kapalı