|

“Mazluma dini ve milliyeti sorulmaz!” dediğimiz için güçlüyüz!

Gazetemizin logosunun altındaki özdeyişi herkes biliyor: “Mazluma dini,milliyeti sorulmaz!” Din kardeşlerinin Irak’ta birbirlerine ne yaptıklarını üzülerek görüyoruz. Aynı dinin iki mezhebi olan Sünnilerle Şiilerin emperyalist devletlerin kışkırtmasıyla birbirlerinin camilerini bombalayarak nasıl kendi kendilerini katlettiklerini içimiz sızlayarak izliyoruz. Gene aynı milletin -yani Arap milletinin bu iki bileşeninin-birbirlerine nasıl düşman edildiklerini de ibretle seyrediyoruz. Gene Irak’ta iki Sünni cemaatin -yani Araplarla Kürtlerin- üstelik İslamın aynı mezhebinden olmalarına rağmen nasıl birbirlerinin can düşmanı haline getirildiklerine şaşırarak bakıyoruz.
Ortadoğu; emperyalist çokuluslu şirketlerin ve onların Siyonist uzantılarının sayesinde onyıllardır bir barut fıçısı olma niteliğini koruyor. Dolayısıyla yarın öbür gün, Türkiye’nin başına da Irak’a örülen çorabın bir benzerinin örülmeyeceğinin hiçbir garantisi olmadığı gibi, ABD ve İsrail’le yapılan askeri ve ekonomik anlaşmaların varlığı Türkiye Cumhuriyeti için bir güvence teşkil etmiyor. Sen ne kadar ABD ve İsrail’le iyi geçinirsen geçin, ne kadar onlarla birlikte bütün Ortadoğu mazlum milletlerinin aleyhine anlaşmalara imza atarsan at, ne kadar ABD çokuluslu şirketlerinin ve onların Türkiye’deki yandaşlarının çıkarları doğrultusunda KİT satışları, özelleştirmeler, sosyal güvenlik sisteminin çökertilmesi ve sağlıkla eğitim sisteminin büyük patronlar için bir kâr aracı haline getirilmesinin yolunu sonuna kadar açarsan aç, bütün bunları Avrupa Birliği, İMF, Dünya Bankası gibi çokuluslu finans şirketlerinin hizmetindeki müesseseler hesabına yaparsan yap, günün birinde onların çıkarlarıyla en küçük bir çelişkiye girdiğinde Irak’a veya Yugoslavya’ya benzetileceğini unutma! Onlar bu konuda senin gözünün yaşına bakmayacakları gibi, daha şimdiden seni parçalamanın yollarını arıyorlar.
İşte Hrant Dink cinayeti hangi ırkçı ruh hastası zihniyet tarafından işlenmiş olursa olsun sonuna kadar emperyalizmin hizmetinde bir politikanın ürünüdür. Hrant Dink’i sadece Ermeni olduğu için öldürtenler ne yaptıklarını gayet iyi biliyorlar. Tetikçilerin zaten ne yaptıklarını bilmeleri gerekmiyor. Onlar hiçbir şey bilmemek için var olan zavallılar sadece. Ama acıklı olan, Hrant Dink’in bile bile katledilmesine göz yuman devlet politikalarının gafleti! Hrant’ı Ermeni olduğu için çavuş yapmayanlar! Cemaatine zarar gelmesin diye kendi rızasıyla ismini Fırat olarak değiştirmesine neden olanlar! Hrant ve onun gibileri zorla Avrupa Birliğine sığınmaya itenler!
Türkiye’de herkes birbirine düşman: Türkler Kürtlere ve diğer bütün milletlere; Kürtler Türklere; Sünniler Alevilere, Aleviler Sünnilere; Trabzonlular Mersinlilere, Mersinliler Trabzonlulara; Elazığlılar Malatyalılara, Malatyalılar Elazığlılara; Sıvaslılar Kayserililere, Kayserililer Sıvaslılara. Çeşitli iller ilçelerine, ilçeler bağlı oldukları illere. Mahalleler mahallelere. Fenerbahçeliler Galatasaraylılara, Galatasaraylılar Fenerbahçelilere. Bir tek işçiler kendilerini soyup soğana çeviren patronlarına düşman edilmiyorlar. Bu politika bilinçli değil mi? İşçilerin patronlarına düşman olmasını istemeyenler diğer bütün düşmanlıkları körüklüyorlar. İşçi Kardeşliği Partisi olarak bu durumu tamamen tersine çevirmeye adayız. Bütün çalışanlar ve mazlumlar kardeş olsunlar! Hrant Dink’in ayakkabısının altı delikmiş. Tabii öyle olacaktı çünkü Hrant bizim sınıfımızdandı!

Yoruma kapalı