|

Metal’de Toplu Sözleşme

2008–2010 dönemi MESS Grup Toplu İş Sözleşmesi görüşmeleri sürecini aktarır mısınız?
Görüşmeler 12 Ağustosta başladı. Grup Toplu İş Sözleşme (TİS) süreci devam ederken MESS’in yeni teklif vermenin ötesinde, önermediğimiz maddelerde bile değişiklik istemesi bunun nasıl sonuçlanacağını öngörmemizi sağladı. 16 Eylül 2008 tarihindeki görüşmeden sonra tüm işyerlerimizde eylemlere başladık. MESS, 10 Ekim 2008 tarihindeki görüşmede teklifini sundu. Bu teklif işçilerin varolan kazanılmış haklarını daha da geriye götürmektedir. Tekliften birkaç madde örnek verirsek;
•        Birinci altı ay için ücret zammı: yüzde 4,15
•        Hafta içi yapılan fazla çalışma ücretleri oranının yüzde 100’den yüzde 75’e düşürülmesi.
•        Haftalık çalışma sürelerinin günlere dağıtımının eşit olmaktan çıkarılarak denkleştirme uygulanması ve bunun süresinin 4 ay olması.
•        Telafi çalışması yaptırılması.
Yapılan bu teklifler karşısında uyuşmazlık tutanağımız tutulmuştur. Hemen akabinde merkezi TİS Komisyonumuz toplanarak devam eden eylemlerimize ek olarak kimi eylem önerilerinde bulunmuş ve süreci değerlendirmiştir. Bu toplantı sonrasındaki merkez yönetim kurulunda öneriler dikkate alınarak bir eylem planı hazırlanmıştır. Bu eylem planımız da 15 Ekim 2008 tarihinde basın ve kamuoyuyla paylaşılmıştır. Eylem planından birkaç örnek vermek istiyorum:
•        17 Ekim Cuma gününden başlayarak ve toplu iş sözleşmesi imzalanıncaya kadar her Cuma günü sabah servislerden inerek protesto yürüyüşlerinin yapılması
•        27 Ekim Pazartesi gününden başlayarak, toplu iş sözleşmesi sonuçlanıncaya kadar fazla mesailere kalınmaması
•        Metal işçilerinin tepkilerini belirtmek için işyerlerinde ve sokaklarda yakalarına rozetler takması
•        Krizi fırsat bilerek kötü niyetli yaklaşımla yapılacak işçi çıkarmaları ve esnek çalışmaya karşı kararlı direnişler ortaya konulması vb.
Alınan karar doğrultusunda belirlenen eylem planımız işyerlerinde şu anda uygulanmaktadır. Bu eylemlerimiz ve mücadelemiz sonuç alınıncaya kadar sürecektir. Yapılan eylemler karşısında MESS ise işveren olan üyelerine 3 Kasım 2008 tarihinde bir yazı göndererek (3658/TN.134-MB sayılı) çeşitli bahanelerle çalışanların cezalandırılmasını ve hatta işten atılmasını talep etmektedir.
3 Kasım 2008 tarihinde taraflar Çalışma Bakanlığı’nda bir araya gelerek resmi arabulucu tayini yapılmıştır. Şu anda yasal prosedür izlenmektedir.
 Size göre Türk Metal Sendikası bu sürecin neresinde, birlikte davranma olanağı var mı?
MESS bugüne kadar her dönem Türk Metal’e sığınarak rahattı. Ancak son dönemde Türk Metal Genel Başkanı Mustafa Özbek’in basında ve kamuoyunda açıkça görüldüğü gibi Ergenekon örgütüne para aktardığı, sendikanın mallarıyla kendisine haksız kazanç elde ettiğini anlatan onlarca haber vardır. Bu bağlamda kendisi ve sendikası ile ilgili kendi yöneticileri tarafından savcılığa sunulan 27 dosyadan hareketle cumhuriyet savcıları soruşturma başlatmışlardır. Burada şunu söylemek gerekiyor. Hakkında bu kadar soruşturma olan bir sendikanın atacağı imzanın geçerliliğinin olmayacağını, bu sendikanın artık meşru olmadığını TİS başlangıcından beri söylüyoruz. Bununla birlikte 100 bin metal işçisinin birlikte hareket etmesi gerekmektedir. Türk Metal Sendikası’nın üyelerinin sendikalarının ne durumda olduğunu gördüklerini, çağrımızın nedenini daha iyi anladıklarını düşünerek yerlerinin artık meydanlar olması gerektiğini ve artık örgütlerini de tekrar gözden geçirmelerinin zamanı olduğunu düşünüyorum.
Görüşmeler sürecinde Türk Metal’in hiçbir eylemi olmamıştır. Ayrıca Birleşik Metal-İş’in olduğu yerlerde taşeron bulunmazken ki varsa da örgütledik ve taşeron örgütlerin lağvedilmesini sağladık. Türk Metal’in olduğu yerlerde neredeyse üye sayıları kadar taşeron işçi var. İşten atıldıklarında da sahip çıkmıyorlar.
Şu anda Ankara Sincan Organize Sanayi’nde devam eden TEGA işçilerinin grevine ilişkin bilgi verir misiniz?
TEGA grevi bugün itibarıyla 275. gününde. Adli makamlara tüm başvurularımız bu makamların yapması gereken işleri birbirine atması sonucu bizi oyalamaktan öteye gitmemektedir. Atılan işçi arkadaşların davaları devam etmekle birlikte 4 arkadaşın davası lehte sonuçlandı. Şu anda Yargıtay’da. Hak edilen ücretlerin verilmemesi davası da lehimize bitti. Yargıtay’da lehte onanarak geri dönmeye başladı. 4 işçimizin ücreti ödendi. Yaklaşık 30 dosya da Yargıtay’dan onanarak çıktı. Yerel mahkemelere intikal ettirilip bize bildirilmesini bekliyoruz.
TEGA sürecinde en büyük mülki amir sıfatıyla vali hakkında 2822 sayılı Grev ve Lokavt yasasının ilgili maddeleri gereğince hazırlanmış olan grev ve lokavt tüzüğünün kendisine vermiş olduğu görevleri yapmadığı için görevi suiistimal suçu işlediği gerekçesiyle mahkemeye başvurduk. Zafer Çağlayan’ın milletvekili seçilip Sanayi ve Ticaret Bakanı olmasının süreci doğrudan etkilediğini düşünüyorum. Önce patronu milletvekili seçiyoruz sonra da adli sürecin işçiden yana olmasını bekliyoruz! Bu süreç içerisinde yaşadığımız tüm olumsuzlukları, sendikal hak ihlallerini dile getiren belgelerimizle birlikte hazırlamış olduğumuz dosyayı; Sincan’da Ekim ayı sonu açmış olduğumuz 10 gün süren imza standından toplanan imzalarla birlikte TBMM İnsan Hakları Komisyonu üyesi 2 CHP’li milletvekiline ilettik. İnsan Hakları Komisyonu üyesi Çetin Soysal ve Ahmet Ersin ile görüşmemizde kendilerine verilen dosyayı komisyona götürmelerini ve komisyonun yardımını beklediğimizi belirttik. Önümüzdeki günlerde bireysel başvurularla tekrar mecliste olacağımızın bilgisini verdik.
Son olarak neler söylemek istersiniz?
Kapitalizmin sonunun başlangıcı olarak gördüğüm ABD’de başlayarak yayılan krizi (sanal ekonomi balonunun patlaması), Recep Tayyip Erdoğan’ın “Hamdolsun bizi etkilemez” demesiyle atlatamayız. Sendikalar olarak işten atılmaların yasaklanmasını, işsizlik fonuna göz dikenlere bu fonun kullandırılmamasını vb. talep ediyoruz. Krizin yükünün işçi, emekçilere yüklenmemesine karşı mücadeleye, var olan tüm kesimlerle birlikte mücadeleye hazır olduğumuzu tekrar belirtmek istiyorum.

Yoruma kapalı