|

Takke Düştü Kel Göründü: BOP Eşbaşkanlığına Elveda!

Başından beri Tayyip Erdoğan’ın Suriye’ye emperyalist bir savaş açılmasındaki ısrarcılığını sorguladık. Tayyip, Esad’ı kastederek  sürekli olarak “Ya ben, ya O” dedi. Anlaşılan o ki, Esad gitmediğine göre yakında kendisi gidecek. Böylece emperyalizme bağımlı bir ülke başbakanının çok kısa sürede düştüğü hazin durumu da görmüş oluyoruz. Uzun bir süre ABD Dışişleri Bakanlığı görevini yürüten Hillary Clinton’un himayesinde poz kesen Davutoğlu’nun verdiği gazlarla hindi gibi şişinen ve kendini Büyük Ortadoğu Projesi  (BOP) Eşbaşkanı ilan eden Tayyip Erdoğan, işler ciddiye binip gerçek bir askeri müdahale durumu doğduğunda nasıl devre dışı bırakıldığını görüverdi. Evet, takke düşmüş ve kel Fatma görünmüştür. Suriye müdahalesini aralarında görüşen emperyalist güçler, içinde bulundukları büyük ekonomik krizin de etkisiyle bu işi en azından şimdilik geriye ittiklerinden Tayyip Erdoğan’ın BOP Eşbaşkanlığına (Sahi diğer eşbaşkan kimdi? Onu hiç bilemedik de!) da artık gerek kalmamıştır. Nitekim Suriye’ye müdahale etmeme konusunu aralarında görüşmüşler, ardından derhal kararı İsrail yetkililerine bildirmişler, ancak BOP Eşbaşkanını durumdan çok daha sonra haberdar etmişlerdir.

Tayyip’in kardeşleri Mısır’da kaybetti, Tunus’ta kaybediyor, Suriye’de ve Filistin’de kaybediyor!


Evet, hepsi ya kaybettiler ya da kaybetmek üzereler. Peki, bu durumda Tayyip nasıl kazanacak? Bunun cevabını muhtemelen kendisi de araştırıyordur. Görünen o ki, Tayyip Erdoğan hükümetinin vadesi biçilmiştir. Zaten bugüne kadar yaptığı bütün savaş çığırtkanlığının altında da bu durumu değiştirebilme umudu yatıyordu. Bütün umutsuz bekleyişlerden sonra ABD Dışişleri Bakanının ve Obama’nın “Bugün yarın Suriye’yi bombalıyoruz” lafları üzerine, o günlerde nasıl da “Yetmez ama Evet!” diye gülümsediğini dikkatli  haber izleyicilerinin hepsi görmüştür sanırım. Tabii daha sonra ABD Dışişleri Bakanı Kerry’nin Esad’ı tebrik etmesi üzerine de, “Böyle bir söz etmiş olamaz!” şaşkınlığı da görülmüştür. Anlaşılan o ki, bu politik kafa karışıklığı altındaki Erdoğan, ne olduğu belirsiz yüzde 50’lik “sessiz çoğunluğu”nun evlerinden çıkmaması durumunda nereye kaçacağını da bilemeyecektir. Özellikle de Haziran eylemlerine katılan kitlelerin yanına, örgütlü ve örgütsüz işçi sınıfıyla “barış” kandırmacasından (uyanık AKP hükümeti “barış süreci” diyerek Kürtleri Esad rejimine karşı savaştırmak istedi, bu gerçekleşmediğinde de “sürece” ihtiyacı kalmadı) kurtulan ezilen Kürt halkı katıldığında bakın neler olacak Türkiye’de.

 

Yoruma kapalı