|

Tam Zamanlı Sağlık Hizmeti

Kehanet Gerçek Oluyor: “Doktor Sayısı Yetersiz”

Hekimlerin kamu sağlık kuruluşlarında tam zamanlı çalışma zorunluluğu birkaç ay içinde yasallaşacak. Bu yasayla birlikte kısmi zamanlı çalışan ve aynı zamanda özel muayenehane ya da özel hastanede çalışan hekimler ya sadece kamuda tam zamanlı çalışacak ya da kamudan ayrılıp özelde çalışacaklar. Birçok hekim özel hastanelerle sözleşmelerini feshetmeye, özel muayenehanelerini kapatmaya başladı bile. Buraya kadar hiçbir sorun yok. Sağlık bir kamu hizmetidir ve bu hizmet için yetiştirilen hekimlerin bütün çalışma saatlerini kamuya ayırmaları gerekir. Devlet hastanelerinden özele hasta kaydırmalara, devlette yapılan operasyonların bıçak paralarının muayenehanelerde alınmasına dur demenin vakti çoktan gelmişti.

Fakat bu yasa öyle göründüğü kadar masum değil. Bu yasa, büyük sağlık tekellerinin kârına kâr katmanın, kamuda yabancı hekim çalıştırmanın, sözleşmeli hekim çalıştırmanın ve onca emeğe hiç maaş almamanın yasası. Kamuda çalışan hekimlerin çıplak maaşlarının yetersizliği, hekimleri bu süreçte kamudan özele kaydırıyor. Bu yasayla kamudaki yeterli nitelikli hekim (klinik şefleri, öğretim üyeleri) sayısı yetersiz hale gelecek ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın yaklaşık bir yıldır Türk Tabipler Birliğini’nin (TTB) tüm itirazlarına rağmen, ucuza yabancı hekim çalıştırmak için bulunduğu hekim yetersizliği iddiası gerçek olacak. Muayene ve tedavi randevuları hekim yetersizliğinden ikişer üçer ay ileri tarihlere verilecek. Erken müdahale edilebilecek hastalıklar ağırlaşacak, ağır hastalıklar ölümle sonuçlanacak.

Kısa bir süre sonra performans adı altındaki sus payı ek ödemelerinin önce tüm branş ve hekimler için sabitleneceği, sonrasında kesileceğine dair hükümetten gelen açıklamalar esasında hekimlere çıplak maaşa talim edeceksiniz uyarısından başka bir şey değil. Üstelik ya sözleşmeli hekim ol ya da istifa et dayatmasına da az kaldığını dillendiriyorlar.

Yıllarca medya aracılığıyla hekimler çalışmıyor, az hasta bakıyor yalanına hastaları inandırdılar. Hastalarla hekimleri karşı karşıya getirdiler. Üstüne de performans ücreti getireceğiz; daha çok baksın, çalışsınlar, çalışanla çalışmayan belli olsun deyip hekimleri birbirine kırdırdılar, iş barışını bozdular. Kamu sağlık hizmetinde bütçe kesintisine gittiler, en eski teknolojilerle çalıştırdılar, hastaları da hekimleri de sağlık hizmetinden çok otelcilik hizmeti veren özel hastanelere yönlendirdiler. Şimdilerde tüm bu yıldırma politikalarının sonuçları ortaya çıkıyor: hastalardan özelde alınan yüksek ücretler, gereksiz ameliyat kararları ve hekimlere vaat edilen yüksek maaşların aylarca ödenmemesi.

Hekimlerimiz ise biz işçi miyiz sözleşmeli olup, kuru maaşa çalışalım demeye başladılar. Doğrudur, hekimler artık gerçek sınıflarının yani işçi sınıfının parçası olmaya zorlanıyor, işçileştiriliyor.

Hekim arkadaşlar, sınıf mücadelesi vermenin tam zamanıdır. Sus payı performans ücretleriniz ağzınıza çalınan bir parmak baldı. Çıplak maaşlarınız ise hükümetin nöbetlerinize, her gün en az yüzer hasta muayene etmenize, özel hayatınızı hiçe sayıp gece yarılarında hastalara müdahalelerinize, yani fedakar emeğinize reva gördüğü ücretti. Bu durumdan çıkmanın yolu özelde emeğinizin karşılığını almaya çalışmak değil, sağlığın bir kamu hizmeti olarak kalmasını savunmak ve kamuda tam zamanlı çalışarak tüm sağlık çalışanlarıyla birlikte ortak sınıf mücadelesi vermektir. Hiçbir sağlıkçının performansının performans ücreti almadığında düşemeyeceğini dolayısıyla bu performans sözde mükafatına ihtiyacınız olmadığını, zaten hak edilmiş olduğunu ve gerçek, çıplak maaşlara yansımasının zorunlu olduğunu tüm Türkiye’ye anlatalım. Gelin işçi sınıfının parçası olduğunuz gerçeğini görüp patronlar ve onların sağlık politikalarına birlikte dur diyelim.

Yoruma kapalı