|

TESLİM OLMAYACAĞIZ!

Erdoğan haziran ayında (2016), uygulamaya koyacakları politikaların ülkeyi iç savaşa sürükleyeceği uyarısını yapan üst düzey bir bürokrata iç savaş “çıksın, ezer geçeriz” diyerek kaosu derinleştireceğini ve ülkeyi yıkıma sürükleyeceğini ilan etmişti. Nitekim kendisine biat etmeyen herkesi, her düzeyde yok edeceğini son olarak HDP eşbaşkanlarını, milletvekillerini ve Cumhuriyet yazarlarını ve vakıf yöneticilerini tutuklatarak gösterdi. HDP binalarına, mitinglerine bombalı saldırılar, Suruç ve Ankara katliamlarıyla başlayan, Kürt illerinin yıkımı ve bu illerde yaşayan yüzbinlerce insanın göçe zorlanmasıyla devam eden yok etme politikası, altı milyon oy almış HDP’nin en üst düzey yöneticilerinin ve milletvekillerinin tutuklanmasıyla sürdürülüyor.

“Seni başkan yaptırmayacağız” ilanından ve Haziran seçimlerindeki zaferinden sonra HDP, Saray için Başkanlık yolunda en önemli tehdit oldu. Bu nedenle Saray, ilk olarak HDP’nin yok edilmesi için bütün imkanlarını seferber etti. Cumhuriyet gazetesi de AKP muhalifi büyük bir kesimin takip ettiği en büyük yayın organı olduğu için yok edilmesi gereken ilk hedeflerden biriydi. Doğan grubunun biat etmesiyle ana akım medya tamamen Saray’ın eline geçti. Saray’a kısmen biat eden Sözcü’yü saymazsak Cumhuriyet en büyük muhalif yayın grubu olarak ilk hedef oldu. Büyük dezenformasyonlarla önce Ergenekoncu, sonra Fetöcü ilan edildi. Sürekli saldırı altında tutuldu. HDP’ye benzer biçimde Cumhuriyet’e yönelik saldırılar da en üst düzey yöneticilerinin tutuklanması ile devam etti.

Saray kendisi için HDP ve Cumhuriyet gazetesi gibi öncelikli tehditleri ortadan kaldırdıktan sonra kendisi gibi olmayanları yok etmek için çok daha şiddetli saldıracak. Başkanlık istemeyenler, laikler, Sünni olmayanlar, çocuklarını imam hatip okullarına göndermeyenler, Suriye politikasına karşı çıkanlar, özetle Saray’ı ve politikalarını sorgulayanlar ve biat etmeyenler saldırı altında ve bu saldırılar daha da şiddetlenecek. CHP yönetimi belli şartlarda biata hazır olsa da tabanı buna izin vermeyecektir. Bu nedenle CHP de Saray için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Kılıçdaroğlu’na mermi atan ve kısa süre karakolda kalan şahsın pişkinlikle karakolda iyi ağırlandığını söylemesi, CHP milletvekillerine yönelik son dönemde artan mafyatik saldırılar, sosyal medyada AKP’nin maaşlı trollerinin CHP’ye karşı provokasyonları CHP’ye de ciddi bir saldırının yaklaştığını gösteriyor.

Türkiye hızla Suriyelileşme yolunda ilerliyor. Türkiye emekçileri olası bir iç savaş tehlikesi ile karşı karşıya. AKP Suriye’deki durumu ve 15 Temmuz’u fırsat bilerek teşkilatlarını silahlandırıyor. Silahlandırarak ve kolluk güçlerinin yapısındaki değişikliklerle iç savaşa hazırlanıyor. İç savaş çıktığında kendilerinden olmayanları ezip geçmek için hazırlanıyorlar. Bunu durdurmak için AKP militanı olmayan herkesin sıranın kendisine gelmesini beklemeden muhaliflere yapılan saldırılara karşı çıkması, kitlesel bir savunma hattı oluşturması her zamankinden daha acil bir ihtiyaç. Bugün bütün gücümüzle HDP milletvekillerine, Cumhuriyet gazetesine sahip çıkmamız, yanlarında olmamız gerekiyor. 10 Ekim 2015’de yaptığımız çağrı halen geçerliliğini koruyor.

Bu topraklarda yaşayan ve Saray’ın fanatik hayranı ve taraftarı olmayan herkes bir an evvel işyerlerinde, mahallelerinde ve köylerinde Kurucu Meclis Komiteleri oluşturma yoluna gitmelidirler.

Türkiye’nin Suriye, Irak, Libya veya bir başka Orta Doğu ülkesine benzememesinin yolu buradan geçiyor. (06.11.2016)

Yoruma kapalı