|

1 Mayıs işçi sınıfının “Birlik, Mücadele ve Dayanışma” günüdür

Krizin faturasının işsizlikten açlığa döndüğü günlerden geçiyoruz. İşçi sınıfının tüm örgütlü güçlerine saldırıldığı, bütün kazanımlarının yok edilmeye çalışıldığı sömürü düzeninin yapısal kriz günleri. Bankaların ve borsanın tüm üretimi yıktığı insanlığın yıkım günleri. Sendikalı işçi sayısı 500 binin altına düşeli çok oldu. Sendikacılar koltuklarını koruma kaygısıyla her tür tavizi veriyor, ama yok olmaktan kurtulamıyorlar. Yıllardır bunu yapan Türk Metal yönetiminin halini düşünün. Bugünlerde birleşik mücadeleye hizmet etmeyen her adım, gerekçesi ne olursa olsun AKP hükümetine, dolayısıyla patronlara hizmet edecektir. İşçi sınıfının dağıtılmasına suç ortağı olmamak ancak doğru tespitler ve mücadeleden geçer.
1977 Taksim 1 Mayıs katliamının, devletin kontrgerilla aracılığıyla işçi sınıfına saldırdığı o meşum günün hesabını sormak ancak kitlesel mücadele ile mümkündür. Ne yazık ki sendikal önderlikler türlü bahaneler altında birleşik mücadeleyi bölerek 1 Mayıs’ın mücadelemize ivme kazandırmasını engelliyor. Çünkü mücadele içinden çıkacak işçilerin sendikalarını geri kazanacağını biliyorlar. İşçiler son mitingde olduğu gibi sendika patronlarının oyununa gelmeyip ortak eylem yapmalıdır. İşçi sınıfının sabırla birliğini örüp, sendikal bölünmüşlüğü aşarak 1 Mayıs alanı olarak Taksim’e çıkacağı günler yakındır!
Türk-İş şu anda en büyük işçi örgütüdür ve hükümet onu yok etmek için elinden geleni yapmaktadır. Yöneticilerinin AKP hükümetiyle flört ederek korunmaya çalışması da bu gerçeği değiştirmez. Artık patronlar örgütlü işçi istemiyor ve hükümetleri de görevini yapıyor. Sendikacıların yapması gereken işçi sınıfının birleşik eylem gücüne güvenmektir.
Türk-İş yönetimi 2008 yılı 1 Mayısındaki gibi “Taksim’e gideceğiz” oyalamalarını bir an önce terk edip İstanbul’da birleşik bir 1 Mayıs için adım atmalıdır. Kendini işçi sınıfının yerine koyup kendi eylemini düzenlemeye kalkanlar ve daha önce 1 Mayıs’ın bölünmesinde rol alanlar aslolanın yer değil, patronların saldırılarının her geçen gün bir çığ gibi arttığı bu kriz günlerinde işçi sınıfının taleplerinin yerine getirilme mücadelesi olduğunu unutmamalıdır.

  • İşçi çıkarma yasaklansın, çıkaran patronlar hakkında yasal işlem uygulansın, tüm malları tazminatsız  olarak kamulaştırılsın!
  • Krizin faturası patronlara!
  • Bankalar millileştirilsin, kumarhane olan borsa kapatılsın!
  • Zarar iddia eden patronların tüm hesapları işçi denetimine açılsın!
  • Çalışma saatleri ücretlere dokunmadan düşürülsün! Dört vardiya, tam istihdam!
  • Herkese sendikalı ve sigortalı iş!

YAŞASIN 1 MAYIS BİRLİK MÜCADELE DAYANIŞMA GÜNÜ!