|

“ABD yapımı (Made in USA)” Bolivya Darbesi

Morales 10 Kasım’da istifa ediyor.

(Fransa Demokratik Bağımsız İşçi Partisi POID’in haftalık gazetesi Tribune des Travailleurs / İşçilerin Kürsüsü’nün 214. Sayısında yayınlanmıştır)


ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun 10 Kasım tarihinde yapmış olduğu “Amerika Devletleri Örgütü (OAS)’ın profesyonel çalışmasını takdir ediyoruz ve bu örgütün yapmış olduğu, Bolivya’da, Bolivya halkının iradesini yansıtacak serbest ve adil bir seçimi garanti edecek şekilde yeni bir seçim yapılması çağrısını tümüyle destekliyoruz” açıklaması ile Trump yönetimi Bolivya halkına karşı işlenmiş suçun tüm sorumluluğunu üstlenmiştir. 10 Kasım günü Evo Morales’in istifa etmesine yol açan şey ABD hükümeti tarafından kışkırtılan darbe olmuştur.


20 Ekim’de eski başkan ve Sosyalizm için Hareket (MAS) adayı olan Morales başkanlık seçimini, 2.2 milyon oy alan sağ kanat aday Carlos Mesa’ya karşı 2.8 milyon oy ile kazanmıştır. Hemen ardından sağ kanat partiler ve aşırı sağ kanat silahlı gruplar –“sivil komiteler”- seçime “hile” karıştırıldığı iddiaları ile bir kampanya başlatmışlardır. Bunların sesi, içinde güçlü ayrılıkçı eğilimleri barındıran Bolivya’nın en zengin eyaletinin başkenti Santa Cruz’dan yükselmiştir.

OAS’ın (1948’de kurulmuş ve merkezi Washington’da olan Amerika Devletleri Örgütü) yeni seçimler talep eden müdahalesi yaratılan bu istikrarsızlaştırma sürecini hızlandırmıştır. “Sivil komiteler” provokasyonlarını hızlandırmış ve Morales’in partisinin temsilcilerine ve işçi ve köylü militanlarına karşı fiziksel saldırılarını artırmışlardır. Kasım başında ise polis ve ordunun kimi kesimleri fitne çıkaran liderlerin tarafına geçmiştir.

Yerli kökenli (Bolivya nüfusunun %60’ı gibi) bir köylü lideri olan Morales IMF’ye tabi olarak uygulanan işçi karşıtı ve halk karşıtı politikalara bir tepki olarak 2006 yılında başkan seçilmişti. Bugün yaşanan darbeyi örgütleyenler ile o yıllarda tepki duyulan bu politikaları uygulayanlar aynı çevrelerdir. Mesa ve aşırı sağcı multimilyoner Luis Fernando Camacho bunlar arasındadır. Bunlar, siyasi kariyerleri Santa Cruz’da yerli halka karşı soykırımlar yapmakta uzmanlaşmış paramiliter grupların içerisinde başlamış insanlardır.  

Kitlelerin iradesinin gücüyle 2006’da Morales çokuluslu şirketlerin ve ABD hükümetinin gözünde affedilemez olan suçu işledi: hidrokarbon kaynaklarını kısmen millileştirdi ve petrol ve doğal gaz gelirlerinin bir kısmını en yoksul Bolivyalılar için kullandı. Ancak Morales ülkenin IMF ile bağlarını koparmadı. Dış borç geri ödemesine devam etti. Şimdi aleyhine dönmüş olan devlet kurumlarını da –orduyu, polisi, vb.- sorgulamadı.

Ama esas trajedi işçilerin tarihi güçlü önderliklerinin aldığı tutumda ortaya çıkmıştır: Bolivya İşçileri Merkezi (COB). Bu örgütün yıllardır Morales’i desteklemiş olan liderleri 10 Kasım’da ona istifa etme çağrısı yapmıştır; gerekçeleri ise “ülkenin kan gölüne dönmesinde suç ortağı olmak istememeleri”dir.

COB Bolivya’daki güçlü işçi sınıfını darbeyi ezmek üzere bir mücadeleye çağırmayı reddetmiş, dolayısıyla mücadele etmeden alınan yenilginin sorumluluğunu üstüne almıştır. Bu tutum Morales’in istifa etme ve Meksika’ya sürgüne gitme yönündeki kararına katkı yapmıştır… İzleyen saatlerde ise paramiliter gruplar ülkenin büyük şehirlerinin sokaklarına egemen olmuş, MAS bürolarına ve ayrıca işçi, köylü ve halk örgütlerinin binalarına saldırmışlardır.

Tüm dünyadaki işçiler ve gençler ve onların örgütlerinin ABD emperyalizminin Latin Amerika’daki bu yeni suçuna karşı Bolivya işçileri ve halkı ile omuz omuza durma görevi vardır.

Dominique Ferré

Yoruma kapalı