|

Bölgeselleştirme politikalarının yıkıcı bir sonucu: Bölgesel Asgari Ücret

Referandumun ardından hiç vakit kaybetmeye niyeti olmayan AKP hükümeti şimdi de bölgesel asgari ücreti tekrar gündeme getiriyor. Bu uygulamayla her yıl merkezi olarak asgari ücretin belirleneceği, ancak bölgelerde ayrıca yerel ilgililerinin toplanıp bölgesel asgari ücretleri belirleyeceği öngörülüyor. Peki, kimdir bu yerel ilgililer? Elbette bölgenin patronları, onların odaları ve işçi sendikalarının bölge şubeleri.

26 bölgeyi esas alacak olan bölgesel asgari ücret uygulamasında, yoksul bölgelerde asgari ücret 200-300 TL’ye düşerken zengin bölgelerde bu rakam yükselecek.

Bölgesel asgari ücretin yasallaşması halinde patronlar işçileri bölge bölge ya da tek tek anlaşmalara zorlayabilecek.

Toplu sözleşme yapabilen işçi sayısının 300 binlere düştüğü, örgütsüzlüğün gün geçtikçe arttığı Türkiye’de asgari ücretin bölgelere göre belirlenmesi, işçi sınıfının mücadele zeminini daraltacak ve mücadelesini zayıflatacaktır.

Bölgesel asgari ücret, işçi sınıfını parçalama planlarının devamıdır

Bütün dünyada patronlar işçi sınıfının gücünü bölmek ve ucuz işgücü sağlamak için yüzlerce farklı yola başvurdular. Bu yollardan sonuncusu da başta Avrupa Birliği’ne bağlı ülkelerde olmak üzere bölgeselleştirme kapsamında yasallaştırılmaya çalışılan bölgesel asgari ücret uygulaması.

İşçi sınıfını bölgelere bölüp ucuz işgücü yaratarak birbirine rakip hale getirecek bu uygulamayla işçi sınıfının ulusal ve uluslararası ortak mücadele koşulları yok edilmeye çalışılmaktadır. Dünya patronlarının bu bütünlüklü saldırısı karşısında işçi sınıfının tarihsel kazanımlarını ve mücadele zeminlerini savunmak adına topyekûn bir mücadele için görev başına geçmek ve ortak mücadelenin yollarını aramak zorundayız. Bölgesel asgari ücrete karşı insanca yaşanır bir asgari ücret için; emeğimizi, ekmeğimizi ve örgütlülüğümüzü savunmak için görev başına.

Yoruma kapalı