|

İran’a yönelik ABD savaşına hayır! Ambargolara son verilsin! Tüm ABD askerleri hemen şimdi ülkelerine geri dönsün!

ABD’de bir İşçi Partisi için mücadele eden Socialist Organizer gazetesi editörü ve bir Dünya İşçi Partisi kurulması için oluşturulmuş komitenin ABD’li üyesi olan Alan Benjamin ile röportaj

Trump’ın İran’a yönelik saldırısına ABD’deki işçi hareketinin ve Siyahi örgütlenmelerinin tepkileri nasıl oldu?

Trump’ın İran’a yönelik savaşı tüm ABD’de çok geniş kitleler arasında büyük bir tepkiyle karşılandı. İki günden kısa bir süre içerisinde çağrısı yapılan savaş karşıtı gösteriler 4 Ocak günü 82 ABD şehrinde gerçekleştirildi, sokaklarda toplanan on binler şu talepleri haykırdı: “İran’a yönelik savaşa hayır! Ortadoğu’daki bütün ABD birlikleri hemen şimdi ülkelerine geri dönsün! Kaynaklar savaş için değil, istihdam için ve insan ihtiyaçları için harcansın! Gösterileri düzenleyen örgütlerden biri olan Savaşa Karşı ABD Emek Birliği (U.S. Labor Against the War/USLAW) “USLAW: İran’a yönelik savaşa hayır diyoruz! ABD Irak’tan çıksın!” başlığı ile bir çağrı yayınladı. Başlıca savaş karşıtı koalisyonlar – Birleşik Ulusal Savaş Karşıtı Koalisyon, ANSWER Koalisyonu, Code Pink, Barış ve Adalet için Birlik, Barış için Gaziler ve diğerleri – bu protesto günü için ortak bir çağrı yayınladılar. Bir dizi Siyahi örgütlenmesi, Barış için Siyahi İttifak da içlerinde olmak üzere, onlara katıldı. Yenilenen ve büyüyen savaş karşıtı hareket -ABD yönetici sınıfının bir kanadındaki, Trump’ın eyleminin Ortadoğu’daki ABD hegomonik çıkarlarını daha da istikrarsızlaştırabileceği yönündeki kaygıyla birleşerek- tüm Demokrat Parti başkan adaylarını, askeri konularda şahin olan Joe Biden’ı bile, Trump’ın İran’a yönelik savaş eylemleri ile kendileri arasına mesafe koymaya zorladı.

Bernie Sanders’ın İran’a karşı askeri bir güç için bütçe sağlanmasında ABD Kongresinin kararının alınması yönündeki yasa tasarısını nasıl değerlendiriyorsunuz?

8 Ocak günü Sanders İran’a Karşı Savaşa Hayır yasa teklifini sundu. Bu teklif Pentagon’un İran’a yönelik yetki alınmamış şekilde herhangi bir fon kullanmasını engellemeyi hedefliyor. Sanders Trump’ı suçlayan ve savaş karşıtı tutumunu dile getiren ateşli bir konuşma da yaptı.  Ama sorun şu ki ABD’nin -milyonlarca Iraklının ve binlerce ABD askerinin hayatlarına malolmuş, silah sanayine, toplumsal programlardan ve insanların ihtiyaçlarından çalınmış trilyonlarca dolar akıtmış olan- Irak savaşı için yetki ABD Kongresi tarafından verilmişti. Sadece az sayıda Kongre üyesi savaşa karşı oy kullanmıştı. Sanders ve destekçilerinin yaptığı gibi, yapılması gerekenin “Kongrenin Anayasal yetkisini ortaya koymasını ve Trump’ın İran’a yönelik savaşını dizginlemesini sağlamak” olduğunda ısrar etmek İran’a yönelik ABD Kongresinin onayladığı bir savaşı meşrulaştırmak anlamına gelmektedir. Bu Kongre geçtiğimiz yıl Trump’a 700 milyar ABD doları (Trump’ın talep ettiği miktarın bile üzerinde) askeri ödenek tahsis etmiş olan ve İran’a yönelik ambargoları kabul etmiş olan Kongredir. Bu ambargolar ise savaşın bir başka biçimidir ve İran’daki işçiler ve fakir insanlar için tarifsiz zorluklara sebep olmuştur. Trump’ın İran savaşına verilecek bir Kongre onayı, bu aşamada olası görünmese de, yine de tek bir provokasyon uzağımızda olabilir.  

Socialist Organizer gazetesinin bu sorun karşısındaki tutumu nedir?

Socialist Organizer’ın kökleri Sosyalist İşçi Partisinin (SWP) 1960’lardaki kitlesel, geniş bir Vietnam savaşı karşıtı hareket inşa etmiş olan en iyi geleneklerinde yatmaktadır. 4 Ocak eylemlerine ve sonrasındaki tüm savaş karşıtı gösterilere destek verdik ve katıldık. Destekçilerimiz sendikalarına ve toplumsal örgütlenmelerine sunulmak üzere savaş karşıtı karar taslakları kaleme alıyorlar. Savaşa karşı çıkışta ABD yönetici sınıfı içerisinde mevcut olan çatlakları genişletmeyi hedefliyoruz ama Sanders’ın İran’a karşı askeri gücün ancak “yetki alınarak” kullanılması yönündeki çağrısının, bağımsız birleşik bir savaş karşıtı cephe inşa etmenin önündeki önemli bir engel olduğuna inanıyoruz. Bizce böyle bir cephe sadece şu talep üzerinde odaklanmalıdır: Ortadoğu’da ABD savaşına hayır! Ambargolara son verilsin! Tüm ABD askerleri hemen şimdi ülkelerine geri dönsün!

Trump’ın askeri politikası ile genel işçi karşıtı politikası arasındaki ilişki nedir?

Trump’ın 8 Ocak günkü, Süleymani’nin öldürülmesindeki “mükemmel” rolünü metheden konuşması sadece onun kendi ülkesinde ve ülke dışında yürüttüğü savaşın çığırtkanlığını ifade eden bir konuşmadır. ABD’deki iki partili, işçi düşmanı siyasi çıkmazı daha da sağa çekecektir. ABD Temsilciler Meclisinde Sözcü Nancy Pelosi’nin tam desteği ile kabul edilen NAFTA 2.0 anlaşmasına bakalım. Pelosi bu çürümüş ticaret anlaşması ile ilgili olarak Trump’a bir zafer armağan etti. Bu durum bir azil süreci için bastırmakta oldukları halde, her iki yönetici sınıf partisinin anlaştıkları konularda, Demokrat Partinin nasıl da Cumhuriyetçiler ile meclis koridorlarında birlikte çalışabildiğini göstermektedir. Zaten Demokratlar bu azil sürecine ve Trump’ın görevden alınmasına yönelik büyük bir kitle desteği olduğu için bu yola girmek durumunda kalmışlardır. ABD emperyalizminin zirvesinde açıkça görülebilen büyük bir kriz vardır; ancak bu patronların ikiz partilerinin içeride işçi sınıfı ve ezilenlere karşı yürüttükleri savaşı derinleştirmek konusunda anlaşmalarına engel olmamaktadır.

Yoruma kapalı