|

Katsayı kavgası

AKP’nin emrindeki YÖK, meslek liselilerin yükseköğretime katılırken, alanları dışındaki bölümlere girişini zorlaştıran katsayı uygulamasını kaldırdı. Ardından Laikçilerin son kalesi haline gelmiş Danıştay yürütmeyi durdurdu. AKP’nin tabanını daha da sağlamlaştırmak için aldığı kararı Danıştay’ın hükümet muhalifi kadrosu bozdu. Başbakanın ‘’karar ideolojiktir’’ demesi de bu yüzdendi. Uzun zamandır göre geldiğimiz çatışma yinelendi ama bu kez eğitim üzerine…
TÜSİAD katsayı uygulamasının devam etmesini isterken “Ülkemizde sanayi ve hizmet sektörleri, yüksek nitelikli ara kademe insan gücüne ihtiyaç duymaktadır.” diyor. Sıkıntıları belli: Daha az vasıflı eleman eşittir daha az para ödenecek eleman. Bir teknikere bir mühendisin işini yapsa dahi sen meslek liselisin denilerek daha az maaş verilecek.
AKP karar yürütmeye de konulsa bu işten karlı çıkacaktı. Daha önce de söylediğimiz gibi, AKP “bakın gençler, sorunu çözdüm diyerek oy toplayacak”. Bu şekilde de iptalden sonra oluşmuş ya da oluşmakta olan eleştirileri Danıştay’a yönlendirerek “bakınız ben çözüm getirdim ama Danıştay izin vermedi” diyecek. Danıştay’a saldıracak. Böylece Danıştay’ın da içini boşaltmak, kuyusunu kazmak, halk ile Danıştay’ı karşı karşıya getirmek için eline bir fırsat geçecek. Zaten kurumların çoğu AKP’leşmiş durumda, buna bir de Danıştay eklenecek. Gençler, daha çocuk denecek yaşta, yeteneklerini ve kendini tanımadan ailelerinin ve çevrenin isteği doğrultusunda meslek lisesine gönderiliyor. Bu gencin, daha sonradan tercihinin değişebileceği hiç düşünülmüyor.
Gençler istemediği halde okuduğu o meslek dalıyla birlikte hayatının geri kalanını da belirlemiş oluyor. Ana hatlarıyla sorunu bu şekilde ortaya koyabiliriz. Peki, bu konu üzerine konuşanlar kim? Danıştay üyeleri, TÜSİAD’ın ileri gelenleri, dershaneler, parti başkanları, eğitim bakanı Nimet Çubukçu… Bunların hiçbiri eğitim sistemi üzerine ne bir bilirkişi ne de eğitim sistemini gençlerin çıkarları doğrultusunda değiştirmek istiyor. Eğer sorunun çözümünde samimi olunsaydı bu işin uzmanlarından eğitim emekçilerinden ve öğrencilerin örgütlü temsilcilerinden oluşan (sermayeden, siyasetten, Lizbon sürecinden) bağımsız bir komite kurulurdu ve bu komite diğer ülkelerdeki sistemleri de inceleyip bu coğrafyanın da ihtiyaçlarını karşılayan çok daha verimli olabilecek bir eğitim sistemini yapılandırabilirdi.  

Yoruma kapalı