|

KHK (Kanun Hükmünde Kararname) rejimine karşı HMK (Hakimiyet Meclise Kurulları) rejimi

Türkiye 12 Eylül 1980’den beri çok kötü yönetiliyordu, ama Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin hayata geçmesiyle birlikte ülkenin yönetimi daha da beter hale geldi. Bir tarafta sürekli zamlar, buna karşılık yıpranan ücretler, kadrolu-güvenceli çalışma hakkı yerine taşeron sisteminin iyice kökleştirilmesi (işçi istihdam büroları), KHK’lar ile hukuksuzca ekmeği elinden alınanlar, işsizlikle birlikte işçi haklarına sistemli saldırı (her türlü grevin yasaklanması, işçi sendikaları yönetimlerinin teslim alınması), tarımın çökertilmesi ve gıda fiyatlarındaki aşırı pahalılık, dolayısıyla her şeyden önce çalışanların hayat standartlarının mümkün olan en alt seviyeye çekilerek sınıfın ayakta kalma imkanının kaybolmaya başlaması; diğer tarafta her gün kârlarına kâr katan yerli-yabancı büyük şirketler, bankalar, sigorta şirketleri ve yandaş inşaat şirketleriyle onların beslemesi zenginlerin hergün daha da zengin edilmesi.

Valilerle İdare Hortladı!

Bütün bunlar yetmiyormuş gibi daha dün kahir ekseriyetle seçilmiş Belediye Başkanlarının yerine Hükümet Sisteminin valilerinin atanması. CHP’nin çok partili hayata geçilmesiyle birlikte bundan 73 yıl önce terketmiş olduğu bir zihniyetin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemiyle yeniden hortlatılması. Üstelik bu kez sadece Kürt illeriyle de sınırlandırılmayıp bütün ülke sathına yaygınlaştırılmak istenen bir uygulama haline getirilmek istenmesi.

Suriye politikasında tam bir sıkışma, erkek egemenliği zihniyetinin sonucu olarak son 12 yılda 15 bin kadının katledilmesi, çocuk istismarı, kâr hırsı sonucu gerçekleştirilen onbinlerce iş cinayeti,  işten atmalar, eğitim sisteminin tümüyle iflas etmesi, beyin göçü vs.

İşte tüm bu koşullar altında muhalefet partileri “memlekette kriz var” gerekçesiyle şu an için yeni bir seçim istemediklerini açıklıyorlar. Siyasetin ana kuralıdır: Kriz varsa seçim istenir.

Bugün Demirel olsaydı…

Şimdi Demirel muhalefette olsaydı ülkeyi kırk defa erken seçime götürmüş olurdu. Kaldı ki eğer kriz varken seçim istemiyorsanız, bu sizin de krize çözümünün yok anlamına gelir. Mevcut sistemde küçük tadilatlar yaparak, yani Başkanlık Sistemini yumuşatarak ve itibarı kalmamış bir meclise ufak yetkiler vererek bu işin altından kalkmak istemek, ipe un sermektir.

Başkanlığa, KHK rejimine Hayır! Tam demokratik bir Meclis seçimi

 1961 Anayasasının sağladığı haklardan daha gelişkin bir sisteme geçişin yolu açılmalıdır. Bunun için de çok demokratik bir seçime acilen ihtiyaç vardır. Bu seçimde baraj olmamalı, kurulu her parti başka koşul aranmaksızın seçime katılabilmeli, her partiye eşit propaganda hakkı sağlanmalı, seçilenler seçmenleri tarafından geri çağrılabilmelidirler. Böyle bir seçimle oluşacak meclisin başkanı devleti zaten sembolik olarak temsil eder, çok pahalı bir cumhurbaşkanlığı müessesesine ayrıca ihtiyaç yoktur. Kimsenin bu meclisin üzerinde bir gücü olamaz. Hakimiyet kayıtsız şartsız milletinse biz İĶEP olarak böyle bir meclisin içinde sınıfımızın çıkarlarını önereceğimiz reçetelerle sonuna kadar savunacağımızı şimdiden taahhüt ederiz.

Ancak bizim bu önerimizin sadece tarafımızdan savunulması yeterli değildir. Bugün toplumumuzun en az yüzde 65-70’i böyle bir meclis için derhal seçimden yana olacaktır. Dolayısıyla yapılması gereken Hakimiyet Meclise Kurullarının (HMK’ların) kurulması için davranmaktır. Milletimiz her türlü demokratik çözümden yana olduğunu yenilenen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminde gösterdiği gibi bu eğilim ülke çapına da yayılmaktadır.

Üstün kurtarıcılardan medet ummayalım!

Ancak bu gelişmeler bizi yüksek kurtarıcılardan medet umma noktasına sevk etmemelidir. Nasıl bugünkü Başkanlık Sistemini istemiyorsak 2023’te de bir başkasının Başkanlığını istemiyoruz. Millet kendi mukadderatına kendisi sahip çıkmalıdır. Dolayısıyla Türkiye’nın her vilayetinde HMK’lar oluşturmak için bütün yurttaşları göreve çağırıyoruz. Milletler kendi kaderlerini ancak böyle tayin edebilirler. Tabii bu işin öncülüğünü örgütlü işçiler fabrikalarında ve işyerlerinde oluşturacakları HMK’larla çekmelidirler.

İKEP MYK

Yoruma kapalı