|

Kritik eşikteki muhasebe ihtiyacı

Anayasa Mahkemesi, DTP’yi kapatarak bir çıkmaz sokağın duvarı işlevini yerine getirirken, ezilenlerin, sömürülenlerin mücadelesini de bir eşiğe taşıdı. Kapitalist toplumun üzerine inşa edildiği temel ilişkiler bütününe/ sistemine karşı tavır alınmadan ve yine O`nun araçlarıyla gidilebilecek yolun sonunu göstermesi açısından olduğu kadar, Kapitalizmin krizi ve içinde yer aldığımız Orta Doğu özgülünde belirginleşen tarihin daralması/sıkışması itibari ile de oldukça önemli, kritik bir eşik. Bu eşikte verilecek her karar stratejik önem taşıyacağı gibi yeni bölünme ve birleşmeleri de beraberinde getirecektir.
Ya Kapitalist sistemin üzerine inşa edildiği ilişkiler sisteminden koparılmış “barış, demokrasi, bağımsızlık, özgürlük” soyutluğuyla egemenlere yedeklenilecek ya da sistemin kendisine tavır alınarak bu kavramlar somut karşılıkları ile yeniden kazanılacak.
Muhasebe imkânını saklı tutarak bakıldığında görünen; ortak paydasını yukarıda “barış, demokrasi, bağımsızlık, özgürlük” olarak özetlediğim birinci eğilim, oldukça baskın durumda ve ikinci eğilim dağınık, zayıf.
Birinci eğilimin pazılın parçaları olarak ayrı duruşları, manzarayı değiştirmiyor ama egemenlerin taşıdığı potansiyeli gizliyor. “Mutsuz ulus devletin mutsuz aile fertleri stratejisi”, “Misak-ı Milli ruhlu, aşiret ve klan demokrasisi ile süslenmiş demokratik uygarlık stratejisi” veya “egemenlerin vicdani sosyal devlet stratejisi”, “barışçı demokratik emperyalizm stratejisi” içinde erimeye veya birleşmeye mahkûmdur.
Umut verici olan; işçi sınıfı hareketi yükselirken yer yer şövenist hegemonyanın kırılmaya başlaması kadar yol açıcı önerilerin de ortaya çıkmaya başlamış olmasıdır. Bu önerilerin en başında İKP’nin “Kurucu Meclis” önerisi geliyor. “Kurucu Meclis” önerisi, kritik eşiğin gerekli kıldığı muhasebe yapılabilirse egemenlerin dayattığı kirli savaşın büyütülmesine karşı direnebilmenin pratik kalkışına da cevap veriyor.   

Yoruma kapalı