|

METAL SÖZLEŞMESİ VE İŞÇİNİN KENDİ PARTİSİ

Metal Sözleşmesi Türk Metal sendikası tarafından asgari denebilecek koşullarda imzalandı. Sözleşme için yürütülen pazarlığın işçilere açık olmaması kadar, sonunda tek bir kişi tarafından imzalanması da kesinlikle olmaması gereken bir durumdur.

Sözleşmeyi yetersiz bulanlar, işçilerin sorunlarını çözmeyeceğini söyleyenler haklıdır. Ortak ve kararlı bir mücadeleyle metal işkolunda daha fazlasının elde etme imkanının her şekilde var olduğunu söyleyenler haklıdır. Zaten gerek metal işçisi, gerekse tüm Türkiye işçi sınıfı için her manada bıçak kemiğe dayanmıştır!

Gerek metal işkolundaki, gerek tüm sektörlerdeki işçileri kendi siyasi partilerini örgütlemeye çağırıyoruz.

Ancak şu da vardır: Bu hakların hiçbiri sadece sendika ile alınamıyor. İşçilerin haklarını elde etmeleri için siyasi partiye ve özellikle kendi siyasi partilerine ihtiyaçları var.

Bizle metal işkolunun yoğunlukta olduğu, Türkiye sanayisinin kalbinin attığı bölgelerdeki bütün mücadeleci işçilere bulundukları yerlerde İşçinin Kendi Partisi (İKEP) büroları açıp başına geçmeleri çağrısı yapıyoruz. Biz Partinin İstanbul ve diğer şehirlerdeki işçileri olarak bütün metal işçilerinin  bu adımı atmasına her türlü desteği vereceğiz.

Aslında metal işkolu sendikaları son derece güçlüdür. Asgari ücret tespit çalışmaları devam ederken ve tüm Türkiye’nin gözü kulağı bu konuda iken bir gece Çalışma Bakanı sözleşme çalışmalarını da yürütmekte olan Türk Metal başkanı ile tam iki buçuk saat asgari ücreti görüşmüştür. Kavlak ertesi gün temsilciler kurulunda bunu açıklarken “Maalesef asgari ücret de kamu sözleşmeleri gibi fiyasko olacak, öyle görünüyor” diyor ama meydan okuyordu “Türkiye işçi sınıfının yolunu biz açacağız”.  Bir yandan emeklilerin %5, memur emeklilerinin %4+4, tekstil işkolunun %8 zam aldığını, kamu sözleşmelerinin %8 ile bağlandığını, “koskoca” Tüpraş’ın hakem eliyle %6 ile sonlandırıldığını söyleyerek durumun kötülüğünü anlatırken, diğer yandan kendi gücünü bilerek konuşuyordu. Kendi işkolu için “Belki grev yasaklayabilirsiniz ama bizi çalıştıramazsınız” diyerek meydan okuyordu.

Dediğimiz gibi metal sendikaları güçlüdür; ama bu sendikacıların değil, işçilerin gücüdür. 

Bu sözleşme sürecinde yürütülen mücadelelere karşın bu güç gerçek manası ile ortaya konulamadı. Aksine asgari ücretlilerin herhangi bir örgütlülüğü olmamasına karşın asgari ücret için alınan zam, metal işkolunda alınan zamda da belirleyici oldu.

Gerçek güçlerini ortaya koyabilmeleri, itibarlarını yeniden kazanabilmeleri için sendikaların da siyasal bir işçi hareketine ihtiyaçları vardır. Böyle bir hareketin aklı, denetimi olmaksızın, bunun gücünü arkalarına almaksızın, salt sendikal hareketin kazanımlar elde etmesi pek mümkün olmamaktadır. Böyle bir siyasal hareketin yokluğunda hükümetler sendikaları da parmaklarında oynatırlar ve oynatıyorlar.

Buna tek bir örnek vermek gerekirse patronların vergi vermekten hangi yollarla kaçındıklarının haberleri ortada uçuşurken, işçiler artık ücret ve fazla mesailerine uygulanan vergi ile senenin ilk yarısından itibaren ikinci vergi dilimine geçmektedir. Ücretler iyice kuşa dönmektedir. Hükümet vergiyi patronların kazancından alacağına, işçilerin sömürüsü üzerinden pay olarak almayı tercih etmektedir. Üzerine bir de harcadığımız her kalemden vergi almaktadır! Bu düzen değişmelidir!

Türkiye işçi sınıfı olarak atmamız gereken birçok adım var ama bunların en önemlisi patronlardan ve onların devletinden bağımsız bir işçi partisinin kurulmasıdır. Şimdiye kadar hangi siyasi görüşe yakın durmuş olursa olsun bütün işçiler ve işçi örgütleri, işçilerin ve emekçi halkın en basit ve temel çıkarları etrafında bir araya gelmek zorundadırlar. Karşımızda yıllardır aralarındaki bütün it dalaşlarına rağmen birleşmiş bir patronlar cephesi vardır. Birleşmiş patronlar cephesi ile mücadele edebilmek için ise birleşmiş bir işçi cephesine ihtiyaç vardır.

Tüm bu nedenlerle biz gerek metal işkolundaki, gerek tüm sektörlerdeki işçileri kendi siyasi partilerini örgütlemeye çağırıyoruz. İşçi temsilcilerinden oluşan genel başkanımızın, il, ilçe yöneticilerimizin telefon numaralarını paylaşıyoruz.

BÜTÜN MÜCADELECİ İŞÇİLERE BULUNDUKLARI YERLERDE İŞÇİNİN KENDİ PARTİSİ (İKEP) BÜROLARI AÇIP BAŞINA GEÇMELERİ ÇAĞRISI YAPIYORUZ!

BU DÜZEN DEĞİŞECEK!

Genel Başkanımız Cemal Bilgin: 0 535 683 79 23
İstanbul İl Başkanımız İhsan Tecik  0 507 744 51 65
Fatih ilçe başkanımız Hüseyin Kuru 0 538 277 51 40