|

Yaşasın işçilerin birliği, halkların kardeşliği!

14 Nisan günü sabahın erken saatlerinden itibaren DTP’ye yönelik bir operasyon başlatılmış ve DTP’li parti yöneticileri, belediye yöneticileri, parti üyeleri ve belediye çalışanları “terör örgütünün şehirlerdeki uzantılarına yönelik operasyon” gerekçesiyle gözaltına alınmıştır. 17 Nisan’da ise DTP’nin İstanbul il binası basılmış, saatlerce süren aramadan sonra il başkanı ve üç il yöneticisi gözaltına alınmıştır. Aralarında İzmir, Batman, Ankara, Adana, Mersin, Tatvan, Hakkâri, Antalya ve Kocaeli’nin olduğu 13 ilde yapılan baskınlarla genişletilen operasyon sunucunda gözaltına alınanların sayısı 245’e yükselmiş, 51 kişi tutuklanmıştır.
PKK’nin ateşkes ilan ettiği, bir Kürt Konferansı’nın toplanacağının ilan edildiği, silahlı çatışmaların yerine barışçı yöntem ve yönelimlerin tartışıldığı günlerde; TBMM’de grubu bulunan ve 29 Mart seçimlerinde 100’e yakın belediyeyi kazanmış, Türkiye genelinde yüzde 6 civarında oy almış bir partiye karşı “terör örgütü” operasyonu yapılmaktadır. Bu koşullarda oluşacak yeni barışçı olanakları imha eden bu operasyon, derin devletin ve kontrgerillanın yeniden yapılandırıldığının bir göstergesidir. Eski kirliler tasfiye edilip yeni tıpkıbasımı devreye sokulmuştur.

Yeni Yugoslavya olmayacağız!

AKP hükümeti ve diğer egemen güçler, Kürt sorununun barışçıl yöntemlerle çözülmesini istemediklerini ve bugüne kadar tercih edilen imha, inkâr ve şiddet yöntemlerini kullanmaya devam etmeye kararlı olduklarını gösterip, DTP’nin 29 Mart yerel seçimlerindeki başarısını cezalandırmaktadır. 13–15 yaşındaki çocuklara on yılın üzerinde hapis cezalarının verildiği, kontrgerillanın OHAL günlerinde bölgede gerçekleştirdiği cinayetlerinin örtbas edilmeye çalışıldığı bu günlerde AKP hükümeti, kendisine muhalif bütün siyasi güçleri ezmek için uyguladığı bu insanlık dışı yöntemlerin hesabını barışta ısrarcı iki kardeş halka vermek zorunda kalacaktır. Kardeş halkların birbirine düşman edilip paramparça edilen yeni bir Yugoslavya olmayacağız!
Kürt halkının gerçek özgürlüğü, milletlerin kendi kaderini tayin hakkını gözeterek, Türk ve Kürt emekçilerin birliği yoluyla, Washington ve Brüksel’den yönetilmeyen özgür, egemen, demokratik bir ülke için oluşturulacak bir Kurucu meclisle mümkündür.
İşçi Kardeşliği Partisi olarak, DTP’ye yönelik tüm saldırıları kınıyor ve soruşturmanın sonlanmasını ve bu oyunu düzenleyen karanlık ellerin yargılanmasını istiyoruz.
Yaşasın işçilerin birliği, halkların kardeşliği!